30 Ekim 2016 Pazar

Muhteşem Gatsby - F. Scott Fitzgerald | Kitap Yorumu



“O ümitledir ki şimdi sefer etmekteyiz, biz o akıntıya karşı giden tekneler, durmadan geriye, geçmişe çarpılıp atılsak da ne gam…”

Aşk mı para mı? Peki ya umut o ikisinden de beter acaba sever mi diye düşünmek gelir mi diye beklemek beklemek.Muhteşem Gatsby o zaman ki dönemi güzel yansıtan bir eser hatta hangi dönem okunursa okunsun sırıtmayacak bir eser.Bu yazarı hep merak etmişimdir zaten ,yabancı dizi ve filmlerde sürekli karşıma çıkıyordu.Yazarla tanışma kitabım oldu.Kitabın dili ağır değil ama sakin ilerleyen bir kitap.Bir iki kısım gereksiz olsa da kitap merak uyandırıcı bir sakinliği vardı.Kitabın ardından filmini izledim.Senaryoya çok güzel uyarlanmış.Parti kısımları özellikle şarkılar filan çok eğlenceliydi.Kitap hakkında söylenecek bir şey yok aslında eski dönem klasiği.Kitabını okumasanız bile filmini tavsiye ederim.
Puanım 4/5

26 Ekim 2016 Çarşamba

Düğün - Julie Garwood | Kitap Yorumu


Çocukken babası tuzağa düşürülerek öldürülen İskoç soylusu Connor MacAlister, içindeki intikam duygusunu hiç kaybetmemiş, babasının katilini bulmak hayatının amacı haline gelmiştir. Connor, babasının öldürülmesinde parmağı olduğunu düşündüğü, zalim McNare’e zarar vermek için, onunla evlenmek üzere yola çıkan İngiliz Baron Haynesworth’un kızı Brenna’yı kaçırır. Brenna sıradan bir İngiliz soylusu değildir. Kişilikli, adalet duygusu güçlü, kendine özgü bir kızdır. İngilizler’in vahşi kabul ettikleri dev gibi bir İskoçyalı olan Connor’la ciddi bir mücadeleye girişir ama sonunda boyun eğmek zorunda kalır.
Yakut Kırmızı'yı okuduktan sonra tarihi aşk okumak geldi.İlk kitap Gelin'i de çok beğenerek okuyunca Düğün'e elim gitti.Başlarda biraz Gelin'in konusuna benzettim damat yine iskoçyalı gelin ingiliz olması intikam vs diye ama sonra işler değişti.İçerideki haini de tahmin ettim doğru çıktı.Hatta bulunca sesli düşünmüşüm "Ben buldum!" diye annem içeriden sesleniyor ne buldun diye "Haini anne " dedim oda iyi aferin sana dedi :) Akıcı,merek uyandırıyor sonlara doğru acaba ne olacak diye kolay okunan bir kitap.Tarihi aşk sevenler için doyurucu bence.Kitaptaki iskoçyalı karakterler savaşa giderken yüzlerini boyuyorlar bu eski bir gelenek.O kısımları okurken Braveheart filmi aklıma geldi hatta kitabın sonunda kulağımda filmin müziği çalıyordu :) O filmide tavsiye ederim çok güzeldir.Konusuda bu kitaba benzerdir kardeşi ve babası öldürülen William'ın intikamını işler.Yazar bile o filmden esinlenmiş olabilir kitabı yazım tarihi ile film arasında bir sene var.Bence olabilir neden olmasın.. 
Puanım 5/5

21 Ekim 2016 Cuma

Yakut Kırmızı- Kerstin Gier | Kitap Yorumu

Bazen sırlarla dolu bir ailede yaşamak gerçekten de zordur. En azından on altı yaşındaki Gwendolyn bundan kesinlikle emindir.Ta ki günün birinde kendini 18. yüzyıl Londrası’nda bulana dek.İşte o zaman ailesinin en büyük sırrını öğrenir: Zaman yolculuğu!Ancak bu yolculuklarda genç kızın hislerine yer yoktur.Çünkü aşk, durumu daha da karmaşık hale getirmekten başka bir işe yaramaz!
Herkese merhabalar" Yakut Kırmızı listemde olan bir kitaptı ama bekletiyordum devam kitapları elimde olmadığı için.Ne okusam diye karar vermeye çalışırken dedim okuyayım artık.Belki beğenmem devam etmem vs diye okumaya karar verdim.Ve çok sevdim.Konusunu bilmiyordum okumamıştım da 'Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer' tamda seriye uygunmuş onu öğrendim.Öylesine konulmamış.Zaman yolculuğu var bu kitapta ve bunu çok güzel hissettiriyor yazar betimlemeleri ile.Hatta o sebeptendir ki canım tarihi aşk romanı çekti yeni okuyacağım kitap o tür olucak.Kitap bir kaç günü kapsıyor ,bir hafta da olabilir.Ama sıkmıyor konu insanı içine çekiyor.Film izliyor gibi hissettim kendimi.Yazarın dili de akıcı zaman yolculuğu filan var ama öyle ağır terimler yok basit dili her yaştan insan okuyabilir.Bölüm aralarında da geçmişten mektup,günlük tarzı şeylerde çok güzel.İlkin anlamıyorsunuz ama sonra yavaş yavaş yerine oturuyor.
Elimde devam kitapları yok devamını de merak ediyorum sanırım dayanamayıp ekitap olarak okuyacağım.Bu kitap başlangıçtı umarım devam kitapları da böyle güzeldir.
Puanım 5/5

18 Ekim 2016 Salı

Kan Sözü,Ruh Bağı,Son Fedakarlık-Richelle Mead | Kitap Yorumu

Ne uzun başlık oldu o öyle... Herkese selam bu arada ^^ Kitapları maraton halinde okuduğum için ayrı ayrı değil de toplu yorumlamak istedim.Bu arada fotoğrafta sıralama yanlış olmuş çaktırmayın.


Kan Sözü'ne Eylül gibi başlayıp yarım bırakmıştım beni reading slumpa soktuğunu düşünmüştüm ve okuyamamıştım.Bu ay aklımda okuyup bitirmek vardı hatta maraton olarak seriyi bitirmek istedim.Buna biraz teşvik Ukitapta takastan istenmeleri.Takasa göndereceğim için ondan da biraz hızlı oldu.Haftaya da belki ayrı ayrı giremem diye toplu yazıyım dedim.Neyse meğer kitap beni reading slumpa sokmamış ve iykin yarın bırakmışım yazık etmemişim.Başlarda biraz monoton olsa da sonradan istediğim kıvama gelmişti kitap ilk defa bu seride diğer kitaplarında ne olacak diye meraklandım.Birde böyle kitaplarda tek bir karakterin değil de bir kaç karakterin yardım ve katkısı olduğu durumları daha çok beğeniyorum.Diğer kitapta bu durum daha iyiydi o yüzden.



Yazarımız genelde başlarda eski kitaplardan bahseder,başlar daha sakin monoton tarzıdır.Ama Ruh Bağı'nda öyle olmadı ya da ben öyle hissettim.Heyecan bir tık daha artmıştı.Son iki kitaba tek bir kitap gözüyle bakıyorum ve çok iyilerdi.Serinin ilk üç kitabını pek beğenememiştim ama son üç kitap fark attı diyebilirim.Herkesin kitaplarda favori sevdiği çiftler vardır onlar beraber olsun isterler.Bu kitapta ne yazık ki benim istediğim olmadı.Çoğu kişi Lissa'yı sevmiyor başlarda bende öyle idim ama sonradan sanki kanım ısındı ona.Onun hakkında öğrendiğimiz saklı sır ise beklemiyordum şaşırdım.Rose ile de arasında o şeyin olmaması da hem iyi oldu aslında hem olmadı onların bir parçasıydı o.Christian Ozera diğer bir karakter.Kitabın başından beri sevdiğim karakterlerden biridir.Buna etken Vampir Akademisi'nin ilk filminde canlandırdığı oyuncunun da etkisi var cuk oturmuştu üstüne.Dimitri işte bildiğiniz Dimitri gel gitleri olsa da.Benim için başından beri nötr bir kararkter.Sanırım Adrian'cı olduğum için.Adrian Ivashkov bazı lafları ve hareketleri gıcık olsa da sevilesi biri ve olanları hak etmiyordu.Vampir Akademisi'nin yan serisi olan Kan Bağı'nda Adrian varmış başrolde okumayı düşünmüyordum ama Adrian tüm seride varsa bir şans verebilirim :)

Benim serinin ilk üç kitabını okuyup erteliyorsanız bence son üç kitabı daha güzel erkene alabilirsiniz.Söylemeden geçemiyeceğim yazarın yarattığı dünya,kurgu çok güzel gerçekten.İçinde Türk karakter bile var yani.Birde betimlemeleri çok iyi o yarattığı kurgunun tam ortasında hissedebiliyorsunuz böylelikle.Puanı da genel olarak seriye veriyorum.
Puanım 4/5

11 Ekim 2016 Salı

Hiçliğin Kıyısında - J.A. Redmerski | Kitap Yorumu



Uzun bir aradan sonra merhaba!! Ekim ayının ilk kitabı ile karşınızdayım.Umarım son olmaz malum şu sıralar kitap okumakta zorlanıyorum.Bu durum beni çok üzüyor okunacak o kadar çok kitap var ki bir an önce bu durumdan kurtulmak istiyorum.


Neyse gelelim kitabımıza.Öncelikle kitabın esas oğlanını bilmek istemiyorsanız arka kapak yazısını okumayın.Ben okumadım ki unutum arka kapak yazılarını okumayı iyi de oluyor.



Kitap hakkında tek bildiğim dolu bir mp3 listesi ve çıkılan yolculuklar,bu beni cezbetmişti.

Bu yüzden kitabı sevmek ile sevmemek arasında kaldım.Ve kitap yeni yetişkinmiş,bilmiyordum onu da kitabı okurken öğrendim.Yani içinde cinsellik var ve ben pek okumayı tercih etmiyorum.Birde bu kitapta asıl nedeni sanki Camryn sanki o taraklarda bezi yokken birden değişti gibi geldi.Ondan pek samimi gelmedi.Onun dışında güzel bir kaç şey vardı.

Ya bir de New Orleans'a gitmişsiniz barları gezseniz ne olur gezmeseniz tamam gidin ama birine gidin ya da bir iki saat durup gezin,ben şahsen sokaklarında dolaşmak isterdim.Zaten hikayenin çoğu motellerde ve yollarda geçiyor.Ben yolculuk olunca işin içinde daha farklı şeyler beklemiştim ondan oldu biraz.Kurgu olarak farklı ama çok klişe değil.Hep aynı klişeleri okumaktan sıkılanlara iyi gelecektir. Sadece beklentisiz başlayın benden söylemesi.

Puanım 4/5

1 Ekim 2016 Cumartesi

Okunanlar | İzlenenler Eylül 2016


Selam millet'' Size öyle dolu dolu yazıyla geldim ki hangi kitabı anlatacağımı nereden başlayacağımı bilemiyorum.Gönül isterdi ki bu yazı gerçekten dolu dolu olsun okunanlar izlenenler diye ikiye bölüyüm ama işte hayaller hayatlar.Bu ay benim en verimsiz ayım oldu.
Bir kitap okudum,biri de yarım bitirilmeyi bekliyor.Onu da ay sonu bitereyim demiştim ama bi baktım Ekim gelmiş bile.

Bu ay okuduğum tek kitap Kızıl Nehir.Onu da kitap okuyamama durumum var ondan çıkarsın diye tercih etmiştim.Doğru bir tercih oldu kitap kısa sürede bitti ama gerisi gelmedi.Bende kendimi zorlamadım şahsen.Kitaplardan soğumamak için onun yerine boş boş yatsam bilgisayarda saatlerce oyun oynamış olsam da pişman değilim.Hiç değilse bunun sonucunda kitapları özledim.
Hadi kitap okuyamadım izlemek istediğim diziler,filmler onlarda yatsın öte yanda.Onda da sıkıntılarım var bu ay hepsini çözmeyi umuyorum.İki film izledim bu ay.

Bu ay izlediğim ilk film Money Monster. Fragmanını görüp çok merak etmiştim bu filmi.Biraz beklediğimin altında kaldı ama yine de güzel filmi.George Clooney ve Julia Roberts güzel seçim olmuş izlerken keyif aldım.Konusunda bahsetmiyorum spoiler gibi olur böyle filmleri sevenlere tavsiye ederim.Polisiye,gerilim tarzı.


Senden Önce Ben...Öncelikle kitabını okumadım.Hem sonunu biliyordum hem de aşırı soğumuştum kitaptan,ama filmini çıktığı günden beri merakla bekliyordum.Şimdi bir kaç şey konuşmak istiyorum film hakkında yazarımız kesinlikle Gossip Girl izlemiş bunun yansımalarını gördüm çünkü.Gossip Girl dizisinde Blair adlı çok konuşur,renkli giyinmeyi sever,özellikle külotlu çoraplar en sevdikleridir.
>Hatta hiç unutmam Chuck ona çoraplar alıp süpriz yapmıştı.Aynısını Will de yaptı.Bunları kötü olarak eleştirmiyorum tespitlerimi dile getiriyorum.Çünkü filmin olsun kitabın olsun hayranı çok yanlış anlaşılıp eleştiri oklarına maruz kalmak istemem :) Emilia Clarke bizim güzel Khaleesi'miz çok farklı bir şekilde karşımızdaydı rolüne çok yakışmış gerçekten.Will zaten kendisi yeter.Sonunu biliyordum ama bu şekilde olacağını bilmiyordum şaşırttı beni.Bence Will o ince çizgi arasında kaldı hem bencilce düşündü hem de sevdiklerini düşündü.Dram filmlerini seviyorum,Gerçek hayatın gerçekten de toz pembe olmadığını üstünde yürüdüğümüz ince buz tabakasını bir çıt sesiyle acıya,ölüme ne kadar yakın olduğumuzu hissettiriyor.