26 Mayıs 2017 Cuma

Geçmişten Gelen Mutluluk - Sarah Maclean

Serinin ikinci kitabıyla hemen yoluma devam edeyim dedim ama bu kitap beni çok sinir etti.Böyle olucağını hiç düşünmemiştim yorumlarda hep ne kadar eğlenildiği,serinin en komik en güzel kitabı olduğu yazıyordu.Ben de umutluydum ama hayal kırıklığına uğradım desem yeridir.

Beş kardeşten ya dördüncüsü olana Pippa bir nevi mantık evliliği yapmak üzeredir.Düğününe on dört gün gibi kısa bir süre kalmıştır.Mantık evliliği diyorum çünkü hem ablasının daha önce nişan bozmasından dolayı biraz bu ailenin kızlarına ilginin azalması hem de kendisini başka kimsenin kabul etmeyeceğini düşünmesi.Nişanlısı Castleton'nu sevmiyor ama işte güzel bir evi var,zengin köpekleri seviyor vs diye düşünüyor.Yani kendisinin kadın erkek ilişkilerine dair pek bir bilgisi yok.

Pippa bilimle anatomiyle ilgileniyor ama bu kadar saf kıt akıllı bir kız görmedim yani.Kadın erkek ilişkilerine dair hiç bir bilgim yok diye Düşmüş Melek kumarhanesinin bir üyesi olan kadınlar konusunda adı çıkmış Cross'dan yardım istiyor.Mantığa bir bak neymiş araştırmaymış.Evli olan kardeşlerin var onlara sor hadi soramadım Olivia'ya sor ki o anlatıyor zaten neden hiç tanımadığın bir erkeğe gidiyor da soruyorsun ki.Hadi sorular da masum olsa ya bir şey demeyeceğim ama yani.

Ki kitabın başında hiç bir şey anlamadım Pippa ısrar ediyor bozulmak istiyorum bozdurmak istiyorum diye Cross olmaz evine git diyor ben saf da ne ki bu diyorum kumarda kazandığı jetonları bozdurcak herhalde.Meğer başka şeymiş.Tamam küçükken eteğini kaldırıp bacak kemiklerini sayarken sevimli olabilirsin Pippa ama bu kadar da saf salak bir kız olamazsın yani ki birde okuyan ilgilenen bir kız.Çok sinir oldum kendisine Olivia'yı okusaydım daha büyük keyif alırdım.Yazar birde sanki konudan konuya atlıyordu birileri sohbet ederken olaya bir anda fransız kalıyordum.Sonlara doğru iyice sıkılıp atlaya atlaya okudum zaten.Bu karakteri sevimli eğlenceli bulabilirler ama ben kendisine ayar olmaktan öteye gidemedim.

Puanım 2/5

19 Mayıs 2017 Cuma

İntikam Ateşi - Sarah Maclean

Toprakların kaderi, bir gün yeniden gerçek sahiplerinin adımları altında uzanmaktır.
Michael Bourne, topraklarını kumarda kaybedince elinde malikânesi ve unvanından başka hiçbir şeyi kalmaz. Ancak aradan geçen yıllar ona iyi davranır ve kaybettiklerinden daha fazlasını aynı yolla kazanır: kumarla. Elde edemediği tek şey çocukluğunu geçirdiği Falconville topraklarıdır.
Çocukluk günlerinden kalma eski bir kıpırtı, insanın kalbini yeniden attırabilir.
Penelope Marbury’nin evlilik yaşı geçmiştir. Babası onun hayat arkadaşı bulmasını kolaylaştırmak için, sahip olduğu Falconville topraklarını da kızının çeyizine dahil eder. Bu haber kısa sürede yayılır ve birçok erkek gibi Michael’ın da dikkatini çeker. Kendisini, bir vakitler kaybettiği topraklarına götürecek yolu bulduğunu düşünmektedir.

Geçen ay Seninle Bir Gece'yi okumuştum ama tatmin olmamıştım tarihi aşk romanı konusunda.Bu ay da takasla elime geçen Sarah Maclean kitaplarına başladım.Tarihi aşk okurken eğlenceli üslup olmasını daha çok beğeniyorum.Julia Quinn 'in kalemi de öyleydi onun serisi de aklımda mutlaka devamını getireceğim.Bu yazarın kalemi de hoşuma gitti eğlenceli tutkulu  güzeldi.

Bu kitapla hem kafamı dağıttım hem de historical konusunda tatmin oldum.Kitabın içinde mektuplar vardı başta hepsi çok güzeldi eğlenceli ama sonra hüzün girdi aralarına o mektupları okurken yaşıyormuş gibi hissettim özellikle gönderilmemiş olanları.Tarihi aşk romanları sonunu bildiğimiz ama yine de büyük bir keyifle okuduğumuz bir tür hani şeytan tüyü var derler ya öyle bence.

Puanım 5/5

17 Mayıs 2017 Çarşamba

♕☆ Blogumun Birinci Yılı ☆♕


Aslında bugün değil blogumun doğum günü ayın başındaydı tabi ben unuttum.Ama hiç sorun değil benim için blogumun doğum günü Mayıs ayı ne fark eder.Resmen bir yıl geçti ne çabuk geçti hiç böyle olucağını tahmin etmemiştim.Evet ilk açtığımda umutluydum heyecanlıydım ama yazı işini nasıl becereceğimi bilmiyordum.Yazı yazmada fena sayılmam aslında ama kimse okumadığı için daha rahat yazarım ve tabi canım isterse ama burası öyle değil yolu düşen okuyacak.Beceremem öyle uzun uzun da yazama zaten bir paragraf çıkarsa şükür diyordum ki şimdi de çenem zor duruyor.Çenem yazı dilime de ayak uydurdu susmak bilmiyor :) 

Ben burayı seviyorum ve bana ait olduğu için özel bir olarak görüyorum.Allah izin verirse daha uzun yıllar bir şeyler karalamak,yazmak istiyorum.Ki okumaktan ve izlemekten de vazgeçmeyeceğime göre yazacak bir şeyler mutlaka çıkar gibime geliyor.Nice senelere bana :D

16 Mayıs 2017 Salı

Haftanın Filmleri #11

       

Ayın ortasına geldik ben azıcık film izlemişim neden böyle oldu ki dizilerden sanırım diyeceğim ama o kadar çok dizi de izlemedim.Ay sonuna kadar kitap ve filmleri telafi etme niyetindeyim ya bakalım.

  • Donnie Brasco 1997
Türkçeye Köstebek olarak çevirilen film adı gibi.Donnie Brasco takma adıyla mafyaların arasına sızan Johnny Depp ile mafya üyesi olan Al Pacino arasında geçen bir film.Mafyadan daha çok bu ikili arasında geçen ilişkileri de konu alan bir film.Her ne kadar Al Pacino'nun yaşlanmış halini sevmesem de güzel bir filmdi.Johnny'nin gençliği filan.Bu tip filmleri sevenlere ya da oyuncuları sevenlere tavsiye ederim.
  • Solace 2015
Solace tesadüf eseri gezinirken oyuncu listesinde The Walking Dead'in ünlü Negan'ını görmemle ilgimi çeken bir film oldu.Başrollerini Anthony Hopkins ile paylaşıyor.Türü polisiye ama işin içinde biraz mistik ögelerin de bulunduğu bir film.Ve suçlu sonda yakalanmıyor filmin ikinci yarısında olaya dahil oluyor o olayda iyiydi.Ben izlerken keyif aldım tavsiye ederim.Oyuncuları için bile izlenir bence kaliteli oyuncular hepsi.
  • Makinist 2004
Uykusuzluk sorunu çeken Trevor bir fabrikada çalışmaktadır.Uykusuzluk sorunu çektiğinden dolayı işine konsantre olamaz ve ardından başına gelmeyen kalmaz.Sonunu sonuna kadar tahmin etmedim ama tahmin edilebilir bir sonu var ona rağmen güzel bir film.Şimdi düşündüm de bir filme benziyor sonu ama söylemeyeceğim söylersem izleyenler tahmin eder.Christian Bale oyunculuğu çok iyiydi hareketleri ki konuşma tarzı filan tam bu role uygun.Kendisi bu rol için 28 kilo da vermiştir.Yani hepsi gerçek.Uyku sorunuyla başı dertte olan beni etkileyen bir film oldu.Ağır ilerleyen gerilim sevenler için güzel bir tercih.

14 Mayıs 2017 Pazar

Scarlet - Marissa Meyer

DÜNYA YOK OLMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYAYKEN, KÜLKEDİSİ İle KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ’IN YOLLARI KESİŞECEK…

 Serinin ikinci kitabıyla yoluma devam ederken yine yüzümde bir tebessüm.Yine çok tatlı bir kitaptı.Bu kitapta Cinder'in harici ,çiftçi olan kırmızı başlıklı kız Scarlet olaya dahil oluyor.Üçüncü kitabı düşünemiyorum Cress Rapunzel de gelicek nasıl olucak acaba.Ay ülkesinde ve dünyada o zaman işler tam anlamıyla karışacak demektir.Ben Ay Ülkesini çok merak ediyorum acaba diğer kitaplarında orada geçiyor mu ki yoksa yine mi dünya ki.Aycıları ay ülkesini de okumayı çok isterim.

Tabi kırmızı başlıklı kız varsa birde kötü kurt olmalı bu hikaye de var var Wolf'umuz da var babannemiz de.İkinci kitap ilk kitaba göre daha hareketliydi işler biraz daha kızıştığı için.Bana göre hepsi kıvamındaydı sevmediğim yer yok kitapta.Yeni karakterler Thorne filan çok iyiydi ama favorim hep Iko olucak esprili diliyle.Scarlet Wolf ikilisi de çok iyiydi aralarında diyaloglar filan.


Bence masal kahramanlarını seven onlarla büyüyen özellikle kızlar her yaştan insan zevkle okur bu seriyi.Ki içeriğinde her şey dozunda her yaşa hitap ediyor o yüzden.Kitap çok güzeldi konuşacak pek bir şey yok neticede.
Puanım 5/5

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Kelime Oyunu Tekrar Ekranlarda


Öncelikle herkese hayırlı kandiller,dualarınız kabul olsun.Ufak,haber duyuru niteliğinde bir yazı olucak.Yarışma programlarını sevenlerdenseniz mutlaka bu programı da duymuşsunuzdur.İlk başlarda çok iyiydi ama sonra kanal değiştirdi reyting vs derken sallandı program ve bitti.

Ben Teve 2 kanalını çok izlerim eski dizilerden dolayı yine izlerken Kelime Oyunu'nun tekrar başlayacağını gördüm ki bu hafta başladı.Bugün izleme imkanım oldu sanki eskiden program daha kısaydı şimdi iki saat olmuş gibi yine de yeniden ekranlarda görmek güzel.

Bana hep ramazanı hatırlatır bu program ilk defa ramazanda tanıştım kendileriyle ondan iftar öncesi iyi gidiyordu.Ramazana sayılı günler kala Ali İhsan Varol'un sunuculuğunda Kelime Oyunu'nu tekrar ekranlarda görmek sevindirici bir haber.Sevenlerine iyi seyirler dilerim.

7 Mayıs 2017 Pazar

Dörtlerin İmzası / Sherlock Holmes - Sir Arthur Conan Doyle

Açılış kitabı olan Kızıl Dosya'da çok fazla keyif almama rağmen Sherlock ya okumalıyım diyip devamını getirdiğim bir seri.Bence iyi ki de böyle bir şey yapmışım bu kitaptan daha çok keyif aldım diyebilirim.Kızıl Dosya'nın bir kısmı Watson ve onun geçmişini aldığı için olay çabuk çözümlenmişti ama bu kitapta öyle olmadı adım adım oldu her şey.

Bu kitapta bizler gibi Watson'un da Sherlock Holmes'i ve bazı şeyleri merak edip soru sorması çok iyi oldu bunu nasıl anladın neden yaptı diye o da bizde sanki daha yakından tanımaya başladık Holmes'i.
Birde geçtiğimiz aylarda 221B'nin Sherlock konulu sayısında "Watson Bir Kadındı" başlıklı bir yazı dosyası vardı baya ilgi çekici tesiptler yer alıyordu yazıda.Bende ikinci Sherlock kitabımı Watson acaba erkek mi kadın mı diye ipucları arayarak okudum.Biraz da ondan daha çok keyif almış olabilirim.Evet o araştırma yazısını okuyunca acaba mı ki dedim olabilir mi Watson kadın diye düşünmedim değil ama bu kitapta tam tersi şeylerle karşılaştım.

Bu kitapta net olarak erkek olarak belli ediyor kendini.Acaba yazar kadın karakter yazdı ama bizim erkek olarak düşünmemizi mi istedi ki.Farkında olmadan da bu yazı dosyasında olduğu gibi kadın bir karakter olduğunu belli etti kelimeleriyle ya da davranışlarıyla.Ama şundan eminim bu yazıdan sonra bütün kitaplarında Watson'u inceleyerek okuyacağım her ne kadar gözümde Watson diyince Jude Law canlansa da :) 

Bir kaç tespitte buraya bırakmazsam olmaz.

"Bayan Morstan ve ben beraber duruyorduk,eli elimdeydi.Ne garip ve harika bir şey aşk..." 

Evlerine gelen ve hoş karşılanmayan bir adamın Watson'a tepkisi "Buraya bir beyefendiyi görmeye geliyorum ama siz hayatımda görmediğim iki adam bana bu şekilde davranıyorsunuz!" 

Ve yine bu kitapta bir bayanla nişanlanmaya karar veriyor Watson.

Puanım 5/5

6 Mayıs 2017 Cumartesi

13 Reasons Why | Dizi Yorumu


Dizi bir çoğunun çok beğendiği bazılarının da eh işte diye bulduğu Ölmek İçin On Üç Sebep kitabından uyarlama.Ben kitabına bir ara pdf olarak başladım ama sonra sarmadı sanırım devam etmedim.Konusu kısaca lise öğrencisi olan Hannah'ın intihar etmesi ve arkasında bunun sebeplerinin olduğu kasetler bırakmasını konu alıyor.Kimse neden intihar ettiğini anlamaz halbuki arkasında 13 tane sebep vardır.Dizi salt gençlik draması.

13 Reasons Why'ın uyarlamasında,dizinin yapımcılarından da biri olan Selena Gomez'in parmağı vardır.Kitabı okuyup çok beğenen Selena kanal ve yapımcılarla görüşür en sonunda da mini dizi için onay alır.Aslında ben başrolde de rol alır diye düşünüyordum ama yapımcı olarak kalmayı tercih etti demek ki.


Diziyi görünce çok heyecanlanmıştım dedim evet yeni gençlik dizimi buldum.Ama sanırım çok büyük beklentilerle başladım ki istediğim tadı alamadım.Favori dizilerimden olan Gossip Girl ya da Pretty Little Liars tarzı bir şeyler bekliyordum.Özellikle PLL izlemeye başladığımda meraktan arka arkaya bölümler izliyordum.Bunda pek öyle olmadı sonrası bölümü iple çekmiyorum mesela.İzliyorum evet ,tüm nedenleri merak ediyorum sadece.Yine de hiç yoktan iyidir.Şuan için dört beş bölüm izledim ay sonuna biter sanırım tam düşüncemi paylaşabilirim.İkinci sezon hatta dört sezon olur bu dizi ama nasıl senaryo yaparlar bilmiyorum belki bana ilk sezon yeterli gelebilir diğer sezonlara takılmam izlenecek çok dizi olunca sıra gelirse.

Dizi bazı ülkelerde gençler üstünde kötü etkisi olacağından ya yasaklandı ya da yaş sınırı getirdi.Bence izlesin gençler ve zorbalığın,kaba,saygısız davranmanın karşıdaki insanı nasıl etkilediğini görsünler belki bir ders filan çıkarırlar.

Clay ya ses tonun çok güzel senin gerçekten daha çok konusmalısın ama biraz daha doğal olsan kasıntı yerine seni daha çok seveceğim ve sen Hannah Baker bence Jessica senden güzel filan değil kız itici bir kere sen daha cana yakınsın.

Bir şeyi merak ediyorum Hannah neden okul değiştirmedi de bu zorbalıklara katlandı.Öbür okulunda yaptığı hataları tekrarlamazdı ki sonra eski okulunda olaylar unutulur giderdi çünkü lise insanın saçmalıklar yaptığı zaman dedikodular olur konuşulur bir süre sonra unutulur gider.Ya da ne biliyim tepkini hiç göstermedin sessiz kaldın.Ama o zamanda kurgu olmazdı demi,o kapıyı açmayıp bizi dinleseydi korku filmleri on dakika da biterdi.

Benim gibi böyle gençlik gizem tarzı dizi arayanlar için ideal ama eğer ki PLL izlemediyseniz ilk tavsiyem o olur.Keyifli hafta sonları dilerim.

3 Mayıs 2017 Çarşamba

Kargalar Meclisi - Leigh Bardugo


İntikam duygusuyla yanıp tutuşan bir mahkûm. Bahis düşkünü bir keskin nişancı Ayrıcalıklı hayatını geçmişte bırakan bir kaçak Hayalet ismiyle tanınan bir casus Hayatta kalmak için sihir kullanan bir cellat Ve hepsini bir araya getiren kaçış uzmanı bir hırsız. 6 Tehlikeli serseri 1 imkânsiz görev. Bu ekip büyük bir felaketi önleyebilecek tek seçenek, tabii önce birbirlerini yok etmezlerse.
Bugün yegane görevim birikmiş bütün yazılarımı girip taslak olarak kaydetmek sürekli aklımdalar bu sebepten pek çok şeyi yapamıyorum.Hatta bunu ayarlarken Nisan ayında 5 kitap okumuş olduğumu fark ettim yazmamışım deftere ondan unutmuşum yihuu keşke 5 olsa diyordum oldu bile :) Ben bu kitabı okuokudan  9.90 ya da 12.90 gibi bir fiyata almıştım yoksa daha çok beklerdi bu kitap,pegasus gibi fiyatı var.

Kitabımıza gelirsek konu,kurgu işleyiş olarak güzeldi.Bir çok kişi Locke Lamora serisine benzetmiş ben daha o seriyi okumadım ama az çok bildiğim için bende öyle düşünüyorum.Baş karakterin baston kullanması hırsız olması filan.Önce bunu okuduğum için umutluyum bunu beğendiysem onu daha çok beğenirim diye düşünüyorum.

Karakterler hepsini ayrı ayrı sevdim nefret ettiğim karakter yok hepsi çok eğlenceliydi.Nina,Inej,Matthies filan birde kızıl kafa Wylan mı ne vardı onun Jesper ile atışmaları güzel kitaptı.Tek sıkıntısı yaşları yaş ortalaması 15 neredeyse.Baş karakter ismini unuttum iyi mi alkış bana.Hıh Kaz o 17 yaşındaydı ve boyundan büyük işlere kalkışıyor.Ben böyle distopya ya da macera kitaplarında yaşların küçük olmasını beğenmiyorum.Ne zaman böyle olsa ben yaşlarını büyütüyorum üç dört yaş daha iyi oluyor.

Bu kitap Grisha serisinden ayrı bir seri evet yine Grisha dünyası var ama başka kurgu ilkiyle alakası yok sadece başında on on beş sayfa eski Alina karakteri vardı.Onun için bağımsız okunabilir.İlk kitaplar ne kadar kolay hafif okunabilirse bu kitap ayrıntılı,daha iyi kurgulanmış bir kitaptı.Ama kitaptan salt aksiyon beklemeyin çok arada oluyor biraz ağır ilerleyen kitap anlık aksiyonlar var arada.

Puanım 5/5

30 Nisan 2017 Pazar

Nisan Ayında Okuduklarım | İzlediklerim


Nisan kapanışını mis gibi kokan Leylaklar ile yapıyorum.Nisan biter Mayıs gelir bu devran böyle sürüp gider bir bakmışız yaşlanmışız.Ne kadar da melankolik bir giriş yaptım.Nisan ayı güzeldi beni tatmin etti.Çok verimli bir ay mı oldu yani işte hiç yoktan iyidir.


Aylık fix okuma sayım olan 4 kitapla bu ayı tamamladım aslında 5 olsa daha çok mutlu olurdum.Tek sayılar favorimdir ama çift çift gidiyorum.Resimde olmayan Çıplak Ölüm var onu ekitap olarak okudum.O ve Kargalar Meclisi hızımı biraz düşürdü.Ben ekitabı diğerleri gibi hızlı okuyamıyorum daha uzun zaman alıyor okumam.Kargalar Meclisi de ayrıntıdan dolayı biraz zaman aldı kafam doluydu ve yavaş okudum kitabı.Burada görünen kitapların da yorumlarını daha yazmamışım.Önümüzdeki hafta bunların yorumları gelir.Okuduğum kitaplardan genel olarak memnunum hepsini sevdim.

Sanırım iki aydır da kitap alışverişi yapmıyorum biraz diyetteyim elimde olan seriler,kitaplar çok onları okuyup bitirmek istiyorum.Ama Mayıs ayında nolur bilmiyorum çok istemediğim kitap olmadıkça almayacağım.Sonra elimdeki listeler kalıyor indirimdekileri almaktan.

Balkon sezonunu açarım daha çok okurum diye düşünüyorum ama tam da karşı evde yalıtım başladı perdenin arkasında bir yer denk getirirsem okurum artık yoksa yazın içerde zor kitap okumam.Ki ramazanda geliyor.


Bugün takip ettiğim birinin şu sözlerine rastladım televizyonda  o saçma sapan dizileri ya da programları izlemek size bir şey katmaz onun yerine belgesel izleyin hımm peki onun okudukları kitaplar hakkında altta şöyle "neden saçma sapan kitaplar okuyorsun klasik okusana biraz edebi değeri daha yüksek" yorum gelince neden sinirleniyorlar.Aynı kapıya çıkıyor bence sonuçta ikisi de kurgu.Biri yazılı kurgu biri görsel.Benim diğer bir hobim izlemek olduğu için bu söylemlerden bir hayli rahatsız oldum açıkcası.Sonuçta okumak da izlemek de insanın bir hobisi keyif verdiği için yaptığımız eylemler.Neyse işte...

İşin aslı bu ay aslında filmlerden yana pek verim alamadım.Hani diyorlar ya reading slumptaydım ama yine de on kitap okudum diye bende pek izleyemedim ama on iki tane film izledim diyorum :) Tabi bir iki de dizi sezonu da yanında bonus.Zaten dizi izlemekten filme sıra gelmedi.Ama bu sefer izin vermeyeceğim diziler filmlerimin önüne geçemeyecek.Bu kadar intikam yemininden sonra izlediklerime geliyim.

İzlenenler | Filmler 
  • Suç Çetesi 2013
  • Anlat Bakalım 1999
  • Güneşin Karanlığında 2011
  • Yüz Yüze 1997
  • Sihirli Dadı 2005
  • Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir? 2003
  • Görevimiz Tehlike 3 2006
  • Zafere Doğru 2006
  • Asabiyim Ben 2003
  • Annapolis 2006
  • Müttefik 2016
  • Arizona Rüyası 1993
Bir kaçının yorumunu Haftanın Filmlerinde yazmıştım.Bu ay izlediklerimden bazıları yaniiii modundaydı.İçlerinde bu ay en çok beğendiğim farklı konusuyla Güneşin Karanlığında oldu.

Güneşin Karanlığına avukat ile müvekkili arasında geçen bir olayı ele alıyor.Avukatımız Lincoln adlı arabasını ofis olarak kullanan basit olaylara bakan rahat bir avukattır.Bir gün cinayetle suçlanan genç birini savunmak zorunda kalır.Mick yani avukat kabul etmese de ısrarla onu kendisinin avukatı yapar ve işin içinde çok başka şeyler çıkar.Diğer izlediğim suç dava filmlerinden farklıydı.Çok beğendim.
Başrolünde True Detective 'ki oyunculuğuna hayran kaldığım Matthew McConaughey vardı.Ki bence bu filminden sonra dizi için teklif gelmiştir.

Anlat Bakalım da çok farklı bir filmdi.Mafya lideri olan Robert De Niro'nun psikoloji bunalımı girmesi ve terapi almasını konu alıyor.İçinde ince esprilerin olduğu güzel bir filmdi.Robert De Niro ağlıyor sizse bu duruma gülüyorsunuz.Baba filmine gönderimi çok hoştu."Bu durumda ben Fredo mu oluyorum hiç sanmıyorum ".

Sihirli Dadı,ben böyle sıcak aile filmlerini çok seviyorum.Eskiden bayramlarda ya da yılbaşlarında verilen filmler çok hoşuma giderdi sürekli aynısını verseler de izlerdik kardeşimle.Bu filmde ona benzer filmlerden biriydi.Bizim yerli yapımı Gülşah'ın yabancı versiyonu.Sıcak samimi insanda tebessüm bırakan bir filmdi. 

İzlenenler | Diziler

  • The Vampire Diaries 5.Sezon 
Yeniden başladım kaldığım yerden ve iyi ki de başlamışım.Ne çok özlemişim.Vampirleri Damon'u :)
Güzel bir sezondu ben beğendim özlediğim için belki de gözüme hiç bir şey batmadı.Öyle de bir yerde bitti ki nasıl olucak demiyorum kesinlikle bir yolunu bulurlar bu tip dizilerde öyle oluyor genelde.Yeni de final yaptı dizi kaldı bana geriye 3 sezon şuan yine ara verdim ilerleyen günlerde başlarım 6.sezona.
  • Hannibal 2.Sezon 
Bu diziyi biraz sündüre sündüre izliyorum desem yalan olmaz.Yavaş ilerleyen bir dizi.İkinci sezon güzeldi beğendim yeni 3.sezona başladım istediğim tadı alamadım.Final yapması doğru bir karar olmuş bence umarım iyi de bağlamışlardır finali.Çekimleri diyalogları çok güzel dizinin yoksa aksiyon çok az.
  • Paramparça 2.sezon
Yerli dizileri bir zaman düzenli takip ediyorum sonra kalıyorlar çünkü aşırı uzunlar.Ama onlar içinde bir kaç şey buldum hatta yazısını da yazmayı düşünüyorum.Ben bu diziyi seviyorum ilk sezon daha güzel olmasına rağmen bunda Erkan Petekkaya'nın da rolü büyük buradaki rolü duruşu tavırları çok beğeniyorum belki de o olmasa bu kadar izlemeyebilirdim diziyi.Yakın zamanda final yapan bir dizi sanırım önümüzdeki ay bende bitiririm.

Uzun bir yazı oldu farkındayım ama çeşit çeşit seç beğen istediğin kategoriyi oku.Herkese mutlu pazarlar dilerim ^^

26 Nisan 2017 Çarşamba

1 Film 1 Şarkı 1 Kitap

Biraz önce ne var yok diye yazıları okumaya girdiğimde çok güzel bir etkinlik ile karşılaştım Sibelynka'nın blogunda.Hatta başlığı çok hoşuma gitti de ayıp olmasın diye kopyalamadım.Etkinlik bu ay içinde beğendiğimiz film,şarkı ve kitap listelemek.

1 Film Face/off 1997


Face/off daha dün gece izlemiş olduğum bir film.Filmin konusu FBI ajanı Saen Archer sekiz yıldır peşinde olduğu ayrıca bir terör olayında çocuğunu öldüren zeki bir suçlu ve paralı terörist Castor Troy'un Los Angles'a yerleştirdiği biyolojik bir silahı aramaktadır.

Film aksiyon,bilim kurgu dram karışımıydı.Konusuna hiç bakmadım aklımda olan bir filmdi puanı ve oyuncular benim izlememde etken,yapıldığı yıla göre güzeldi.Nicolas Cage izlemek beni hep eski yıllara götürüyor eski bir dostu görmüş gibi.

1 Şarkı Katy Perry - Chained To The Rhythm 


Önce melodisine özellikle nakarat kısmına bayıldım sonra sözlerine baktım daha da bir sevdim.Hatta telefon zil sesim olur kendileri.

1 Kitap Cinder - Marissa Meyer 


Bu ay okuduğum ve çok sevdiğim bir kitap Cinder.

Ay bitimine yakın bu etkinlik güzel oldu ayın favorileri gibi.Yapması keyifliydi herkese tavsiye ederim.

24 Nisan 2017 Pazartesi

Kızıl Dosya / Sherlock Holmes - Sir Arthur Conan Doyle


Kızıl Dosya Sherlock Holmes macerasının başlangıcı.Yazar olayları Dr.Watson bakış açısıyla ele aldığından hikaye onunla başlıyor.Sherlock Holmes ile tanışmaları nasıl beraber hareket ettiklerini ve Sherlock'u gözlemlemeleri,hayranlığı.

Bu kitap hikayenin başlangıcı ama başlangıç seviyesinde değildi bence olaylar yüzeysel,basit,saha çabuk çözüme ulaştı.Bence buna da sebep hikaye kitabı olması ve bir kısmının Dr.Watson'u ele alması olabilir.Açılışta umduğum tadı bulamadım ama ilk tanışma ilk heyecan gibi geldi bana sanki ben tanışıyor ben arkadaş oluyormuş gibi hissettim.Sherlock serisini baştan sırayla okumayı düşünüyordum diğer okumak istediğim bir çok gibi duruyorlardı tabi.Buna vesile de 221B dergisi vesile oldu.Bu sene tanıştım dergiyle ve neden diğer sayıları yok diye sızlanıyorum en kısa zamanda onları da almayı istiyorum.Kendileri polisiye içerikli dergi olup türü severlere tavsiye edilir.

Sherlock dizisini de uzun zamandır bekletiyordum kitapları gibi final yapsın bölümler biriksin diye malum bölüm sayıları az.Sanırım filmi de bekleyemeyeceğim kitaplarını okurken dizisini de başlayacağım en kısa zamanda görsel şölen de olursa güzel olucak kitaplarının yanında.

Puanım 4/5

18 Nisan 2017 Salı

Çıplak Ölüm - Nora Roberts


Uzun zaman sonra bir kitap yorumu ile buradayım.Nisan başında okumuş olmama rağmen yorumlanmayı bekliyordu.Çıplak Ölüm ile uzun zamandır merak ettiğim bir seri Eve Dallas serisine başlamış bulunmaktayım.

Dünyayı teknolojinin yönettiği bir zaman ve yerde, insan yüreğini hala karşı konulamayan bir dürtü yönetmektedir: Tutku.
New York polis departmanından teğmen Eve Dallas acımasız bir katilin peşindedir. Polis olarak çalıştığı on yıldan uzun süre içinde pek çok şeye tanık olmuştur ve hayatta kalmanın içgüdülerine bağlı olduğunu çok iyi bilmektedir. Yine de İrlandalı bir milyarder ve Eve'in soruşturduğu vakanın şüphelilerinden biri olan Roarke'la ilişkiye girmemesini söyleyen her türlü iç ve dış uyarıyı hiçe sayar. Oysa tutku ve baştan çıkarmanın da kendine özgü kuralları vardır. Eve, bağımlılığa dönüşen bir tutkuyla istediği adamın kollarına atılarak büyük bir riske girmektedir.

Kitaba dair umutlarım çok fazlaydı.Çok büyük bir beklentilerle başlamıştım ondan oldu sanırım.Ama normal bir polisiye olduğunu gördüm.Ama seri olması olayını çok  beğendim o yönden bir artı.Dizi izler gibi okuyacağımı düşünüyorum.Evet normal polisiye ama diğerlerinden bence bir yönle ayrılıyor olaylar arka planda çözülüyor sosyal ilişkiler daha ön planda Eve Dallas'ın hayatı,kurduğu ilişkiler filan arka plan olarak onun mesleğini icra etmesini okuyoruz.Eve hırslı,kendi ayakları üstüne durabilen zaman zaman kararsız olsa da güçlü bir yapısı olan bayan bir dedektif.Birde Roarke var ki dedektif değil bu adam ünlü bir iş adamı.Bu karakteri hem sevdim hem de sevmedim.Yeri geldi mi hatta çoğu zaman kibar düşünceli adamın çok saçma yerlerde sert adam olma arzusu içinden çıkıyor " Allahın cezası" gibi sözcükler ağzından dökülüyor.Karakterin bu yanını hiç sevmedim.

Kitap 2058 yılında geçiyor yazıldığı tarihe göre çok ileri bir yıl ve ileri bir teknoloji var içinde.Kitapta beni en çok acaba ileride de öyle mi olucak ki dedirten şey fahişeliğin yasal olması hatta lisanslı fahişeliğin olması.Bunu düşündüm birde sonunda ortaya çıkan insanı şoka uğratan gerçeğin yıllar geçse de teknoloji ya da zaman değişse de bazı şeylerin değişmeyeceğini insanlarla alakalı olduğunu gördüm.

İlk kitabı ekitap olarak okuduğum için memnunum çok fahiş fiyatlara satılıyor bulunamadığından eğer o kadar para verseydim ilk kitaba ya da seriye olsun pişman olurdum.Seriyi okudukça daha çok içine gireceğimden,daha çok seveceğimi düşünüyorum yine de eskilerden bir eser olması bile beni memnun etti.Ve Nora Roberts'in ilk kitap için çarpıcı bir konu bulmuş olması.

 Puanım 4/5

14 Nisan 2017 Cuma

Dizi | PRISON BREAK


Uzun zamandır aklımda olan bir yazı dizisi ile buradayım.Hala takip ettiğim ve hazır bitirmiş olduğum bir çok dizi olduğundan yazılarını yazmak istedim.Evet bazıları yabancı dizi severlerin mutlaka izlemiş hatta bitirmiş oldukları diziler.Ama blogumda bulunsun istedim filmler hakkında yazdıklarım gibi.Nasıl olsa burası benim sanal günlüğüm.Açılışı da ilk yabancı dizim olan Prison Break ile yapmak istedim.


Prison Break'ı bundan beş altı sene önce izlemiştim sanırım.Dayım aklıma sokmuştu gazete mi ne veriyormuş Star tv mi ne yayınlacakmış öyle bir şeydi.Cnbc-e'den bir çok dizi izliyordum akşam üstleri ya da hafta sonları ama hiç baştan sonra izlediğim bir yapım olmamıştı.Sonra bende araştırdım izlediğim bağlandım bitirdim.

Dizinin konusu idama mahkum edilen abisini Lincoln Burrows'u kaçırmak için kasıtlı olarak hapse giren Michael Scofield'un macerasını konu alıyor.Aşağıdaki resimde tutuklu yargılandıkları Fox River hapishanesi.Star tv de yayınlandığı zamanda adı Büyük Kaçış olarak çevrilmişti.Acayip sürükleyici ve merak uyandırıcı bir dizi.


Aslında her bir bölümü 45 dakika olan dizi 4 sezon ve 80 bölümden oluşuyordu ama bu sene Prison Break:Sequel adında 5.sezon başladı.Onu da güncel takip ediyorum şuan için güzel başlangıç yaptılar.İlkini izleyenler finalinden dolayı adeta merak uyandırıcı şekilde başladı nasıl bağlayacaklar merak ediyorum doğrusu.Dizinin finali ile ilgili şöyle bir durum var 4.sezon final ama ardından hemen öncesini anlatan final özel bölümü yayınlandı eğer öncesini izleyip sonra final izlemek isterseniz özel bölümü öne alın yok istemezseniz ben ilk finali görüyüm ne olduğuna sonra bakarım derseniz normal takılın.

Dizi zaman zaman of yeter büyük kurtarıcımız oldun Michael Scofield her şeyi de sen mi yapmak zorundasın başa mı döndük dedirtse de güzel diziydi.Dizi de bir çok yan karakter de var ama yazmak istemiyorum izlenerek keşfedilesi.Son olarak gerilim,macera aksiyon ve tabi ki sürükleyicilik arayanlar için güzel bir tercih Prison Break.

12 Nisan 2017 Çarşamba

Haftanın Filmleri #10


Hadi biraz filmlerden bahsedelim sanki hiç konuşmamışız gibi.Geçen senden itibaren Imdb listesinden bir çok merak ettiğim filmleri izledim yine baya baya izlemediğim var ya izlemediğim tarz ya da baya eski ondan arada yine takılsam da artık kafama göre takılıyorum.

  • Zafere Doğru 2006 
Yine ırkçılığı konu alan bir film.Kız basketbol takımının koçluğunu yapan Don koça bir gün bir yerden teklif gelir.Koç teklifi kabul eder ama bütçe neredeyse hiç yok gibidir.Zor şartlar altında oyuncu aramaya başlar ve gözüne siyahi oyunları kestirir bütçe yok ama ikna etmek hiç de kolay değildir.Onun için ten renklerinin önemi yoktur yeter ki iyi oyuncu olsunlar.Filmi büyük bir keyif alarak izledim hatta yer yer heyecanlandım basketbolda hep öyle olurum zaten.Gerçek bir hikayeden uyarlama bu film."Zenciler basketbolun geleceği olacakmış gibi  konuşuyorsun "diyor yardımcısı ve insan ne sandın der gibi tebessüm etmeden kendini alamıyor.
  • Arizona Rüyası 1993
Johnny Depp hayranı olarak bütün filmlerini izlemek gibi bir hedefim var.Arizona Rüyası 'nın yorumları ikiye ayrılıyor Johnny severler beğeniyor sevmeyenler pek anlayamıyor.Ben ilk gruptanım bir işte o varsa evet film biraz absürd ama beğendim.Biraz da film benim rüyalarıma benziyor anneme anlatırım hep nerede saçma şey var onu görürsün der.Bu filmi nasıl anlatacağımı bilmiyorum.Çok farklı değişik bir filmdi ve tavsiyem film izlemeyi sevenler ya da Johnny severler izlesin.
  • Müttefik 2016 
Bay ve Bayan Smith ile başlayan aşk bu filmle biter.Ki aslında Bay ve Bayan Smith ile de başka bir ilişki bitmişti.Ne derler yuva yıkanın yuvası olmazmış.Bu kadar gırgır sonrası filme gelelim.Konusu adından da anlaşılacağı üzere ikinci dünya savası sırası iki istihbarat ajanının hayatını anlatıyor.Ve tabi ki işin içinde aşk da var hatta aşk daha ön planda gibi.Brad'in filmleri genel olarak iyi olur zaten bu filmi de öyleydi.Bayan oyuncu Marion'un oyunculuğunu da beğeniyorum duyguları çok güzel yansıttığını düşünüyorum filmlere yakışan bir yüzü var.Gereksiz film açılışı dışında iyiydi yani animasyon vari olduğu belli olduğu için öyle diyorum.
  • Annapolis 2006
Vay ben uzun zaman oldu Franco seni izlemeyeli gerçi en son geçen yaz bir filmini izlemiştim adı Buraya Kadar'dı absürd komedi severlere kesinlikle tavsiyemdir.Bu filmin konusu da hayali Deniz Piyadesi olmak isteyen bir genci izliyoruz.Filmin bir yorumda klişeleri barındıran bir film yazsa da ben James Franco'yu izlemekten büyük bir keyif aldım.Hatta dedim neden daha çok filmini izlemiyorum ki.

9 Nisan 2017 Pazar

Cinder - Marissa Meyer


Konusunu alıntı yapıcaktım ama boş verin.Az çok tahmin edersiniz ki bu modern zamanların Külkedisi masalı.Birde konusunda biraz ipuçları var ondan eklemedim.

Yeni Pekin'e hoşgeldiniz.Burada hayal edebileceğiniz bütün teknoloji var hologram yayınları hareket eden sizinle konuşan androiler,yarı insan yarı robot sayborglar ve tabi ki hepimizin hayali olan jetgillerin uçan araba teknolojisi.Okurken külkedisi masalının modern halini okuyacağımı düşünüyordum ama öyle olmadı.Evet orjinaline sadık kalınmış ama aynı zamanda çok güzel de kurgu yapmış yazar.Bu benim çok hoşuma gitti hatta seri yapmış ve nasıl birbirine bağlayacak gerçekten merak ediyorum.

Kitabı çok beğendim uzun zamandır diğer kitaplardan alamadığım tadı aldım diyebilirim.Bir çok kişi bu kitabı beğenmeyip devam kitaplarının daha güzel olduğunu hatta seri hatrına bu kitabı okumaya zorladıklarını okumuştum ama bana öyle olmadı.Teknolojiyi seviyorum her ne kadar eski aşığı bir insan olsam da bilgisayarım filan benim sevgilimdir.Belki de ondan bu derece sevdim kitabı.

Cinder'in yardımcı bir androidi var ya o kadar eğlenceli ki konuşmaları filan çok sevimliydi.Külkedisi masalı dedik tabi ki prens de var Prens Kai,nasıl iyi yürekli bir prens birde yakışıklı ha.Akıcı,eğlenceli bir kitap Cinder.

Küçük kardeşiniz mi var,orta okula filan giden kitap mı almak istiyorsunuz bence çok güzel bir tercih olur Cinder.İçinde o yaştaki çocuklara uygun olmayan bir şey yok.Benim çok beğeniyle okuduğum bir kitap oldu ikinci kitabını en kısa zamanda okumak istiyorum umarım onu daha da çok severim.

Puanım 5/5

5 Nisan 2017 Çarşamba

Mart Ayında Okuduklarım | İzlediklerim

Mart ayı aman dırt canım istemiyor modunda geçti benim için.Gerçekten de canım kitap okumak istemedi.Reading slump değildi benimki biraz kendi isteğimle ağırdan almaktı.Yine de buna rağmen dört kitap okumuşum.Normalde boş olduğum aylar altı yedi okuduğum düşünülürse idare eder bir sayı hiç yoktan iyidir.


Okuduğum kitaplardan genel olarak memnunum bir tek Seninle Bir Gece istediğimi pek vermedi.Tarihi aşk okuma isteğim hala geçmedi Seninle Bir Gece beni pek tatmin etmedi yani.Şah Mat daha önce başlayıp ilk yirmi sayfasında bıraktığım bir kitaptı bir yerde görmemle tekrar başladım ve bu sefer bitirdim.Bu sefer doğru zamanmış ilk başta kitaba girmek zor oluyor ama sonra alışıyor insan.Ruhi Mücerret ,Murat Menteş'den okuduğum ilk kitap gerçekten güzel bir kurgusu vardı mizah macera tadında.Ve ayın yıldızı Cinder bayıldım uzun süredir her şeyin tam doz olduğu bir kurgu okumamıştım.Daha bloga yazamadım ama yazacağım en kısa zamanda.

Dizilere başlamam ile haftayı yarıya bölmüş olmamla izlediğim film sayısı düştü.Ama yine sayıca iyi kıvamda 14 film izlemişim bu ay.

İzlediklerim
  • Ayı Yogi 2010
  • Bugün Aslında Dündü 1993
  • Özgürlük Yolu 2010
  • Şahane Hayat 1946
  • Geleceğe Dönüş 1985
  • Karanlığın Elli Tonu 2017
  • Bourne'un Mirası 2012
  • Gizli Güzellik 2016
  • Kirli İşler 2002
  • X-Men Başlangıç:Wolverine 2009
  • Parçalanmış 2016
  • Istakoz 2015
  • Yıldız Savaşları:Jedi'nin Dönüşü 1983
  • Gizli Sayılar 2016
          

Genel olarak iyi filmler beğendiğim filmler oldu.Parçalanmış ve Istakoz bu ayın en ilgi çekici farklı filmleriydi.Istakozdan bahsetmiştim,Parçalanmış'tan söz edecek olursam kişilik bozukluğu yaşayan bir gencin üç genç kızı kaçırmasını anlatıyor ama aslında kaçıran kendisi değil kafasında yaşayan 23 kişiden sadece biri.Becoming Jane filmindeki rolünü çok beğenmiştim özellikle Jane ile bir sahnesi var ki o sahne için defalarca izleyebilirim o filmi.Burada ise çok farklı bir rolde izledim gerçekten tebrik etmek lazım güzel iş çıkarmış ve devamı gelecek gibi bu filmin nasıl olucak merak ediyorum.

Çok beğendiğim diğer film Gizli Sayılar.Amerika'da sen zencisin az geri dur sen beyazsın şahanesin gibi ayrımların olduğu dönemde gerçek hayattan alınma bir hikayeden uyarlanan üç zenci kadının Nasa'da çalışmasını anlatan bir film.Oyuncular çok şahaneydi çok beğendim.

      

Game Of Thrones'i hiç bir spoiler yemeden bekletiyordum buda bir ilk hiç spoiler almadan,neden hani her zaman Nisan'da yeni sezon başlar ya ona denk getiriyim arka arkaya izleyeyim nasıl olsa bölüm sayısı da az anca olur diye benim sezon bitmesine iki üç bölüm kala yeni sezon tarihini açıkladılar tabi kısa süreli şok yaşadım.7.Sezon 17 Temmuz'da ekranlarda olucak.Peki 6.sezon nasıldı benim için yavan geçen bir sezondu bir kaç olay dışında.İstediğim heyecanı alamadım son bir kaç bölüm dışında.Hodor'un olayı da en çok etkilendiğim yerlerden büyük ihtimal kitaptan bu kısım adamdaki kurgu hayran uyandıracak cinsten.Bakalım 7.sezon nasıl olucak bu sefer bekletmeyi düşünmüyorum güncel takılacağım.

The Walking Dead tadını damağımda bıraktı gitti 6.sezon.Çok aksiyonlu bir dizi değil ama gerilim merak uyandırıcı kendine çeken bir yani var.Malum bu sene çok konuşulan Negan karakteri eklendi.O ilk bölümler neydi ya gerçekten gerilimi hissettim.Negan ya bayılıyorum o karaktere oyuncuya hareketleri filan o kadar mükemmel ki.Cidden kötü bir karakter ama ben seviyorum.Sezon finali başta yavan bu mu yani dedirten cinstendi ama sonra olanlar oldu asıl kıyamet 7.sezonda kopacak gibi

Ve bir tane de yerli dizim var.Kara Para Aşk ikinci sezonunu izledik annemle.Oda bir ara yarım bırakmıştı bende bu sefer kahvaltı yaparken birer birer saat bölerek izledik.Yerli dizileri ya gereksiz yerlerini atlayarak ya da birer saat bölerek izliyorum malum çok uzunlar.Eğer yerli dizi izlemek isteyip gereksiz uzun sezonlardan ya da klişelerden sıkılan varsa bu dizi tavsiyemdir tam dozunda bitti güzeldi son anına kadar da.

1 Nisan 2017 Cumartesi

Kitap Sahaf Alışverişi

Geçtiğimiz günlerde Konya'da kitap günleri olucağını duyduğum zaman çok sevinmiştim.Daha önceki olanlara pek gitmemiştim ama bu sefer müsait olunca dedim gittim.Tüyap fuar yerimiz olmasına rağmen tüyap kitap fuarı yapmıyorlar böyle kitap günleri fuarı yapıyorlar.

Tanıtım da %50 'ye varan indirimlerle yazıyor nereden baksan bir sürü yayın evi var.İnsan umutlanıyor baya güzel olucak diye.Oldu mu peki benim için hayır.O yüzde elli indirim dedikleri de yok yani hangi kitabı sorsam 3 ile 5 lira indirip söylüyorlar.Onu internetten de alırım hatta taksitle.Bazı yayın evleri yoktu vardı da stand olarak değil başka yayın evinin kitaplarının arasında üç beş kitabı.Martı da bir indirim vardı ama onda da alacak kitabım yoktu.Allahtan çok uzak bir yerde değildi de çok sıkıntı olmadı o yüzden eli boş dönmem.

Sonra dedim yanımda biraz para var hazır yolum da üstü Rampalı Çarşıya uğrayayım.İçinde kitapçıların olduğu bir pasaj.Eskiden yani internetten almadığım zaman burada alırdım hep kitaplarımı tabi bazıları korsandı.Öyle İstanbul'daki sahaflar kadar güncel ve ucuz olmasa da bazen aradan istediğim kitaplar çıkabiliyor.Elime nakit geçtiği zaman uğramayı alışveriş yapmayı sevdiğim bir yer.


Cerrah uzun zamandır istediğim ama doğan kitabın pahalı olmasından dolayı alamadığım bir kitap.Serinin iki kitabı daha var ama bu olmadan başlayamadım.Şimdi artık özgürüm başlamada ve çok aşırı merak ediyorum beğeneceğimi de umuyorum.Seraphina'yı bir zamanlar merak edip okumak istiyordum ama sonra devam kitaplarının gelmediğini okudum ve peşini bıraktım.Gezerken karşıma çıkınca belki tek kitapla tatmin olurum hem on lira fiyatı ne kaybederim ki diye düşünerek aldım.Bu ikisi ikinci el ama tertemizler sıfır gibiler dediğim gibi bizim sahaflar da ucuz değil ikisine 18 lira verdim.

Diğer ikisi de Nora Roberts kitapları.Bilgeliğin Anahtarı ilk kitap serinin devam kitapları elimde vardı okumaya başlayabilirim artık.Baştan Çıkaran Ölüm de diğer serinin devam kitabı düzgün pdfsi olmadığı ve uygun fiyata denk gelince aldım.Bunlar takasla denk gelseydi iyiydi ama olmadı.Bunlar sıfır denk geldi 25 e aldım biraz pahalı oldu aslında ama piyasa da olmadığını ve sıfır olunca yine uygun almasam pişman olurdum.

29 Mart 2017 Çarşamba

Haftanın Filmleri #9

                 

Yine filmler yine güzel farklı filmler ile buradayım.Aslında diziler hakkında yazı yazmayı düşünüyordum baktım bir sürü dizi izliyorum hatta bir sürü dizi bitirmişim onları da yazıyım blogumda olsun istiyorum ama kocaman bir ama tek tek mi yazsam yoksa böyle filmler gibi mi yazsam karar veremedim o yüzden o iş biraz askıda kalıcak gibi.Gelelim filmlere.
  • Gizli Güzellik 2016 
Will Smith uzun zamandır filmlerini izlemiyordum bu film çok güzel bir karşılaşma oldu.Filmin konusu kızını kaybetmiş bir babanın dibe çöküşünü,arkadaşlarının bu durumda çaresiz ne yapacaklarını bilemez halde olmalarıyla başlıyor.Çok hoş güzel anlamlı bir filmdi.Bazı izleyiciler vardır film izleyeyim ama o film bana bir şeyler katsın diye düşünen işte bu film onlara göre bence.Tek sıkıntısı bence kısa ve biraz daha basit olması daha güzel daha çarpıcı kurgulansaydı çok daha güzel olabilirdi.
  • Kirli İşler 2002
Son zamanların popüler yerli dizisi İçerde aslında özgün bir senaryo değil uyarlama.Leonardo Di Caprio ve Matt Damon'un başrollerini paylaştığı güzel mi güzel Köstebek filminden uyarlama.Peki Köstebek hangi filmden uyarlama bingo bu filmden.Tekerleme gibi oldu.Çoğu kişi bu filmi Hollywood uyarlamasına tercih ediyor ama bence Köstebek filmi daha güzeldi.Belki oyuncularından belki de işleyişten bu filmde her şey daha çabuk hızlı oldu Köstebek daha çok mini dizi havasındaydı.Köstebek filminin nereden çıktığını merak edenler izleyebilir.
  • Istakoz 2015 
Afişinde Colin Farrell'i görmemle izlediğim bir film.Konusunu da okuyunca değişik geldi.Film ilginç bir distopya öyküsü.Yalnız yaşayan insanları 45 günlüğüne bir otele yerleştiriyorlar.Başarılı olurlarsa şehre dönmelerine izin var eğer ki olamazlar ise kendi seçtikleri bir hayvana dönüşüyorlar.İsyankarlığı oynayan bir grup da var tabi yalnızlar ama onların da kendi içlerinde acımasız kuralları var.Değişik garip bir film ama sonuna kadar distopyanın acımasızlığını hissediyorsunuz.Yönetmenin geçişleri olsun çekimleri olsun farklıydı bu filmde bilmiyorum değişik bir film izlemek isteyenlere tavsiye ederim.

26 Mart 2017 Pazar

Ruhu Mücerret - Murat Menteş


Coca-Cola treni,Pepsi gemisine tosluyor! bu ilk bölümü okuduğumda eyvah dedim büyük beklentilerim vardı ama çok saçma bir kitap olmasa diye endişelerim vardı.Püff olup gitti o endişeler.Ruhi Mücerret amca çok iyi ya.Avni Vav'a ne demeli deli adam ya hafiften kırıklığı var bence.Ruhi Mücerret dede de ne geyik varmış acaba bu kitap nereye gidecek derken konular çorap söküğü gibi geldi olaylar çözüldü.Evet bazı gereksiz saçma yerleri vardı ama o kadar da olur.

"Mango'da indirim başladı" 

Kitabı anlatıyım diyeceğim ama anlatırsam bütün esprisi kaçar.Konusu kitabın içinde saklı olan bir kitap.Hatta içinde yaşananların mizasen gibi gözükse de inceden bir nükteli bir eleştiri kitabı.Hatta kitabın başında "Bu kitapta anlatıların tümü hayal mahsuludür.Umarım asla gerçekleşmezler" derken bile nükteli bir söz var.Aslında araştırılsa bir çok yerde çaktırmadan bu tip şeylerin artık olduğu tabi kitaptaki şekli ile değil daha farklı bir şekilde olduğunu görürüz.Spoiler vermeden anca bu kadar oluyor yoksa bir teknik var onu dersem her şey anlaşılır :)

Kitaptaki isimler de çok hoştu baş rol oyuncuları hariç isim ve soy isimler adate kafiyeli gibi.Ad isim aynı harf ile başlıyor.Serpil Silahlıperi,Zülfikar Zarifoğlu...

"Vivident ister misin?"

Civan Kazanova'nın Zincirlikuyu mezarlığı ile ilgili kısım beni benden alan yer kahkaha attım resmen özellikle ertesi gün tv de yayınlananlar aklıma geldikçe gülüyorum."Kemal Sunal ,Sadri Alışık,Ayhan Işık hepsi yerli yerinde duruyorlar merak etmeyiniz" 

Afilli Filintalar adlı bir site vardı bilir misiniz hala da var gerçi okurken diyorum bu yazar da oradaydı sanırım okurdum arada doğru tahmin etmişim hatta orada yazan bir çok yazarın kitabı var artık ne güzel bir gelişme.Sanırım yazarın bir sonraki okuyacağım kitabı Dublörün Dilemması onun hakkında hep güzel şeyler okudum hatta o kitabını çok beğenip bu kitabında hayal kırıklığına uğrayan daha fazla.O kitabın daha güzel olduğunu düşünüyorum.

Puanım 4/5

21 Mart 2017 Salı

Şah Mat - Mario Mazzanti


Babamın zamanında kardeşim okuma alışkanlığı kazansın diye aldığı bir kitap.Kendisi okuduğundan değil kitapçıya sormuş o da bir kaç kitap önermiş sürekleyici güzeldir diye öyle almış.Senelerdir onun kitaplığında duruyordu onun okuyacağı yoktu ben okuyayım dedim.

Satranç oynamayı şaşırtmayı seven bir katil.Hiç böyle acımasız bir katil görmemiştim.Okurken tüylerim ürperdi yaptığı bir davranıştan dolayı daha doğrusu imzasından dolayı.Kitap ilk başta karışık geliyor bunu isim benzerliğine yoruyorum Benni Senni filan benzer isimler yabancı olunca birde adaptasyon zorluğu çektim ama sonra kendimi kaptırdım gittim.

Kitabın içinde zaman zaman satranç tahtasının resmi olsun hamleler olsun geçiyordu satrançtan hiç de anlamam ama ona rağmen üçüncü katili tahmin ettim hehe.Ama katilin arkasındaki sır perdesi beni yanılttı küçük bir yeri tahmin etmişim.

Sürükleyici bir köşe kapmaca serüveniydi.Ne yalan söyleyeyim kitabın bu kadar sürükleyici ve güzel olacağını tahmin etmiyordum.Birde bir kaç yerde aşırı cinsellik içerdiğini okumuştum ondan uzun süre elim gitmemişti bu kitaba ama hiç de öyle değilmiş.Polisiye ve satranç sevenlere tavsiye ederim güzel bir kitaptı.

Puanım 4/5

19 Mart 2017 Pazar

Kitap Alışverişi | Takası

Mart ayı takas yönünden çok verimli bir ay oldu benim için.Okumuş olduğum ama pek beğenemediğim kitaplığımda durdukça bana sıkıntı veren kitapları takas ettim ve onlar yerine çok istediğim kitaplara sahip oldum.

Şekil a Nora Roberts yazarının gelin serisini kütüphanede okuyup çok beğenmiştim zamanında ama başka kitapları olup olmadığını araştırmamıştım.Bundan beş sene öncesinden bahsediyorum eğer ki bakınsaydım eva dallas serisini çok rahat bir şekilde bulurdum.Şimdi bulmak da zor fiyatları da çok uçuk fiyatlara.Aksi gibi pdfleri de düzgün değil bazılarının.Ama iki ay içinde büyük yol kat ettiğimi düşünüyorum.Şuan için serinin çevrilmiş 17 kitabından 9 tanesini iki ayda buldum ki çok uygun bir şekilde.Geçen kardeşime diyorum o kadar araştırıp bulup alıyorum birde beğenmezmişim seriyi ne gülerim ha :D 

Sağda ayakta dikilen kitaplar listemde yoktu onları da Duman ve Kemiğin Kızı serisi ile takas ettim.
Koridor yayınlarının polisiyelerinin iyi olduğunu duymuştum kitapyurdundan da yorumlara bakınca olsun dedim.Sofinin Dünya'sını merak ediyordum kimileri sıkıcı dese de okumayı denerim bir ara.En sondaki de Bayan Gulliver Cüceler Ülkesinde ise hiç bir fikrimin olmadığı bir kitap hediye geldi.Kitap hakkında yorum da yok adı güzel de içi nasıl bakalım.


Bu kısım da alışveriş kısmı.Yine harıl harıl ikinci el sitelerinde yazarın kitaplarını ararken birden karşıma çıktılar.Gardrops adlı bir sitede.Üç kitabı 25 liraya aldım.Ki nadir de tanesinin 40 lira olduğunu düşünürsek çok uygun geldi.Yanındakiler de hediyeleri :) Bu kitapları bulduğuma çok sevindim pdfleri hiç düzgün değildi.Darısı diğer kitaplarının başına.Birde yine bu sıralar Sandra Brown'un polisiyelerine ve Melez Sözleşmelerine taktım onlara bakınıyorum darısı onların da başına.Ha birde epsilon yayınevi malum eskileri basmaz oldu sahaflara gidince ilk işim historicalları almak olucak.Ne varsa eskilerde varmış ve son zamanlarda yeni kitaplar pek tat vermeyince eski kitapları serileri arar oldum bulurum inşallah.

15 Mart 2017 Çarşamba

Seninle Bir Gece - Sophie Jordon



Şu sıralar okuduğum hiç bir kitap tat vermiyor okuma hızım düşüyor elim kitaba gitmiyor.Kitaplar mı kötü hayır sorun tamamen bende sebebini çözemedim.Şuan iki kitabı aynı anda okuyorum birinden sıkılıyorum diğerine,onu bırakıyorum hop diğerine saçma bir hal içindeyim ama bitirince iki kitap birden bitmiş olucak o da güzel bir şey.Halbuki ayın açılışını iyi yapmıştım hızlı okunan bu tarihi aşk romanı ile.

Dul kalmış Leydi Jane'nin kendi evinde hizmetçi gibi çalıştırılması canını sıkmaktadır.Kaçamak da olsa arkadaşlarının yardımlarıyla balolara katılır.Ama katıldığı balo bizimde her zaman okuduğumuz sıradan balolar gibi değildir.Dönemim en ünlü fahişesinin verdiği balodur.Her ne kadar gitmek istemede arkadaşlarının iknasıyla giderler ve olaylar başlar.

Kitap okuduğum diğer tarihi aşk romanlarına benzemiyor çok fazla okumamış olsam da farklıydı.Böyle bir balonun oluşu olsun baş karakterlerin çok aşırı çekici olmaması hatta bazı fiziksel kusurları olması bunlar farklıydı.Normal de aşırı yakışıklı aşırı cesur güçlü karakterler olduğu için bu şekilde okumak değişik farklı geldi.Kitap aşırı akıcı kolay okunuyor.Kalın gibi gözükse de sayfaları kalın puntoları büyük.


Yazarın ilk okuduğum kitabı listem de böyle bir yazar da yoktu sahafları gezerken üç tanesi on lira şeklinde satılmasıyla aldım.Konusu ve kapağı ilgimi çekmişti.Kitabındaki kadın her an flamenko yapıcak gibi duruyor.Kitap da tek sevmediği şey kadının bir gece gelip kocası da olsa benden faydalanmak isteyeceğini düşündüm diyerek teklifte bulunması.Bu hiç hoş olması o kadar mı acizsin.Bir de dönemi çok fazla hissedemedim belki de olaylar az sayıda kişinin etrafında geçmesinden dolayı günümüz romanı gibi geldi bazı yerler.Bunlar dışında hafif çerez tadında bir historical roman.

Puanım 4/5

12 Mart 2017 Pazar

Haftanın Filmleri #8


Aslında geçmiş günlerde yazmayı planladığım yazıyı daha yeni yazabiliyorum.Keyifsiz değilim aslında ama içimden bir şeyler yapmak gelmiyor.Kitap da zor okuyorum ayın ortası geldi bir kitap bitirebildim şaka gibi silkinip kendime gelmem lazım.Güzel filmler izledim ama bunlara rağmen.Bu hafta resmen nostalji haftası oldu.
  • Şahane Hayat 1946 
George Bailey birinin bir hatası sonucu iflasın eşiğine gelmiştir ve bu durumu kaldıramaz intihar etmeye kalkışır tam o sırada gökten bir melek gelir hatasının anlamasına yardımcı olur.Filmin konusu bu ama filmin sonu sayılır.Bir varmış bir yokmuş misali başlıyor yine bu şekilde bitiyor.Eski film ve siyah beyaz bir film olmasına rağmen ben çok keyif alarak izledim.Hatta ders çıkarılacak cinste bir filmdi.Renksiz olmasına rağmen sıcak bir film eski filmleri izlemek isteyenlere tavsiye ederim.
  • Geleceğe Dönüş 1985
Filmin ana konusu adından da anlaşıldığı üzere zaman yolcuğu.Eski bir film ama çok şahane ya.Efektler oyuncular tekrar izlemek isteyeceğim bir film.Ve şanslıyım ki seri,daha izleyeceğim iki filmi daha var.Günümüz bilim kurgu filmlerinden sıkıldıysanız daha farklı yeni şeyler denemek istiyorsanız mutlaka denemeniz gereken bir film.
  • Bugün Aslında Dündü 1993
Eskilerden samimi bir komedi.Her gün dünü yaşadığınızı düşünün.Tekrar tekrar hep aynı şeyler.Güzel gibi gelse de kulağa bir süre sonra işler Phill için can sıkıcı olmaya başlıyor.Devamı filmde.Yine aynı şekilde günümüz komedilerinden sıkılan farklı bir şeyler denemek isteyenler için ideal bir seçim.Ve film kış ayında geçiyor kış ayında izlemek de ayrı bir keyif vericiydi.



7 Mart 2017 Salı

Veronika Ölmek İstiyor - Paulo Coelho

Veronika gençliğinin baharında çok güzel bir yaşamı vardır.Parası vardır,yakışıklı erkeklerle gezip tozar ama gel gör ki mutlu değildir.Tipik zengin hastalığı her şeye sahibim ama mutlu değilim hesabı şükretsen belki mutlu olursun.Bana kalırsa Veronika çok itici bir karakter.Ama normal psikolojisi bozuk bir birey.Kitapta ki insanların geneli öyle.Aslında çok güzel bir hayatları varken birden kendilerini akıl hastanelerinde buluyorlar.

Kitabı beğenip beğenmemek arasında gelip gidiyorum.Kitap kesinlikle karamsar,insanı sinir edecek derece de.Bu yönünü çok sevdim psikoloji kitabı böyle olur.Ve kitap gerçek hayattan alınma psikoloji bozacak bir neden daha.Sevmediğim şey ise doktorların sanırım hemşire de olabilir sürekli insanın cinsel anlamda kendini tatmin etmesinden bahsetmeleri.Hayır yani ne alaka.Hele bir yer var Veronika'nın o oğlanın karşısında yaptıkları ne kadar yersiz.Ki bence doktor da iyi değildi onun da psikoloji bozuk bence.Kitabın sonu hakkında bir şey demeyeceğim ne yazsam spoiler olur gibi geliyor.

Düşünsenize intihara kalkışıyorsunuz ama olmuyor ve kendinizi akıl hastanesinde buluyorsunuz.Doktor ise karşınıza geçip kalbinizin etkilendiğini ve üç gün içinde ölebileceğinizi söylüyor.Evet ölmek istiyordunuz ama o an peki ya üç gün beklemek.Belki o üç gün içinde yaşama sevinciniz tekrar gelecek kim bilir bu adeta yavaş bir ölüm mü istersin yoksa hızlı ve keskin bir ölüm mü istersin sorusu gibi.

Bilmiyorum bu kitap ne zaman okunmalı.Mutsuz umutsuzken okunursa daha mı umutsuz eder insanı yoksa daha iyi olur  insanın umutları sevinci tekrar mı yeşerir bilemeyeceğim.Tabi birde kitabın diğer bir yüzü var gerçek hayattan alınma.

Puanım 3/5