18 Eylül 2017 Pazartesi

Mim: Yaz Abur Cuburu

Uzun bir aradan sonra herkese merhabalar ! Geri döndüm buraları bırakmadım bir süre uzaklaştım sadece buraları da değil kitapları,bookstagramı filanda.İçimde yaşadığım bazı sıkıntılarım var hala da geçmiş değil ama şu var ki böyle bazı şeylerden kendimi soyutlayınca sanki hayatımın o  kısmı normal gitmiyor sürekli düzelmesini bekliyor insan.Bu şey gibi hastalığın geçmeyip paçavra hastalığına dönüştürüp sizi süründürmesi gibi sürekli geçmesini bekliyorsunuz ve geçmiyor.Böyle olunca bazı istenen planlanan şeylerde kalıyor düzelince yaparım ederimlerle.Ben kendi içimde hala da normale dönemesem de kafam hala duba gibi dolu olsa da sürekli bu huzursuzluk istemsizlik durumundan çıkmanın git gide daha da zorlanacağını fark ettim.Yeter gari da değil mi? :) Hem bir şey okumayı yazmayı da özledim ki hala yapmadığım şuan yapacağım bir mim var unutmadım aklıma.Mim Yaz Abur Cuburu ama benimki değişiklik oldu biraz yaz giderken yapmak kısmet oldu. Buradan sevgili Öneri Makinesi'ne hem sevgilerimi yolluyorum bu mim için hem de kusuruma bakmasın bu kadar geç yaptığım için sorry :( 


Şarkıları severim dinlerim ama öyle müzik kültürüm pek yok ondan şarkıları biraz spontane seçeceğim :)

1.Yazın çıkan çok sevdiğin sanatçıdan / gruptan bir şarkı 

Beyonce yeni şarkı çıkarmış olsaydı ve beğenseydim onu yazardım buraya,sanırım Tarkan Yolla diyorum uzun bir bekleyiş sonra yeni albüm yaza iyi geldi.P!nk What About Us 'da olabilir onu severim.

2.Bu yaz yeni keşfin 

Bağzıları'nın Zaten Kırılmış Bir Kızsın,
Adamlar'dan Koca Yaşlı Şişko Dünya 
Onur Can Özcan'dan Yaramızda Kalsın 
Eurovision 2017'de Moldova'nın Sunstroke Project - Hey Mamma melodisi çok eğlenceli bir şarkı ya 

3.Bu yaz sürekli dinlediğin bir şarkı 

Bu yaz resmen Dua Lipa 'ya taktım Sean Paul ile düetinde sesi çok hoşuma gittiğinden dönüp dönüp bütün şarkılarını dinledim resmen.

4.Bu yaz en çok duyduğun şarkı 

Buna bir çoğunda gördüğüm Tarkan Yolla demeyeceğim çünkü ben Despacito'yu her yerde duymaktan bıktım :) Ve şöyle ki ünlü olmadan önce de çok dinlediğimden sanırım gına geldi artık.

5.Bu yaz eski de olsa dinlemekten vazgeçemediğin bir şarkı 

Beyonce'nin canlı performansları derim sanırım arada bir bana eserler açıp açıp izlerim malum ikizleri de doğurdu şimdi sahalardan uzak onlarla yetiniyorum.

6.Sence bu yazın en favori hiti 

Ne desem bilemedim bende Calvin Harris Feels diyorum güzel şarkı.

7.Senin bu yazını anlatan şarkı 

Şu sıralar dönüp dönüp dinlediğim Mabel Matiz  Ya Bu İşler Ne adlı şarkısını seçiyorum.

Biraz geç olsa da bu güzel mim için tekrar teşekkürler :)

30 Temmuz 2017 Pazar

Son Zamanlarda İzlediklerim

Herkese merhabalar! Haftanın Filmleri başlığı altında filmleri yazıyordum ama son zamanlarda düzenli olarak haftalık film izleyemiyorum kafama esince izliyorum ondan başlık değişti arada bir böyle olabilir.Bu izlediklerimin yarısı bu ay yarısı geçen ay olabilir emin bile değilim ondan başlık tam uygun oldu.

                        

Eğlenceli komedilerle başlayalım.Yazın nedense komedi izlemeyi daha çok seviyorum çerezlik eğlenceli geliyor.Yazın sıcak günlerinde iyi geliyor.
  • Office Space 1999
Peter Gibbons orta yaş krizine biraz erken dalmış, işi ve çalıştığı şirket için kendini heba eden bir bilgisayar programcısıdır. Fakat bu dayanılmaz ve beynini uyuşturan bitmek tükenmek bilmeyen rutinden artık çok sıkılmış ve bunalmıştır.Artık buna son vermek için şirket için çılgın planları vardır ama bunları tek başına yapamaz bu durumdan şikayetçi iki arkadaşı daha gruba dahil eder.Peki herşey planlanan şekilde mi ilerler tabi ki hayır olaylar zinciri peşinden gelir.Eskilerden güzel bir komediydi doğal samimi ben izlerken çok büyük keyif almıştım.
  • Git Başımdan 2010 
Robert Downey Jr filmlerine göz atarken bu gözüme çarptı komedi de olunca izledim.Peter Highman, beş gün sonra karısı doğum yapacak ve ilk çocuklarını dünyaya getirecek bir baba adayıdır. Peter Atlanta'dan doğuma yetişmek ve karısının yanında olmak için uçağını yakalamaya çalışırken, birden tüm programı alt üst olur. Sonunda, kendisini Ethan Tremblay'in arabasında bulur.Ama sorun şu ki Peter ile Ethan tam anlamıyla birbirinin zıt karakterleridir.Ethan için yolculuk çok keyifli olurken Peter için tam bir çiledir.Film bir kaç sahnesi dışında gerçekten eğlenceliydi ki bunda etken Robert'i ayıla bayıla izlemem olabilir.Birde Ethan'ın o kadar doğal oynaması var ki ya gerçekten böyle insanlar var dedirten cinsten.
  • Son Macera 2017
80'li yaşlarına gelmiş 3 emekli arkadaş, Willie (Morgan Freeman), Joe (Michael Caine) ve Albert (Alan Arkin) emekli maaşları ve sosyal yardımlarla zar zor ayakta kalmaya çalışmaktadır. Bunun üzerine emeklilik ödemelerinin kesilmesiyle iyice zor durumda kalırlar.Çaresizlik içindeyken Morgan Freeman'ın aklına bir fikir gelir diğerleri karşı çıksa da bir süre sonra kabul etmek zorunda kalırlar peki başarabileceklermidir.Çok beğendim gerçekten sıcak samimi,oyuncular arası diyaloglar sanki gerçekten yıllarca arkadaşlarmış misali oynamaları.Güzeldi ya oyuncuları beğeniyorsanız bir şans vermenizi isterim.

             

  • Soygun 2015
Bir babanın kızının sağlık giderlerini karşılayamaması üzerine, ortağının kumarhanesini soyma girişiminde bulunması ve tek plan buyken kendini bambaşka bir olayın içinde bulmasını konu alıyor.The Walking Dead'de Negan rolüyle kalbime taht kurmuş evet kötü karakter ama çok güzel oynuyor hareketleri bakışları beğeniyorum.Jeffrey Dean Morgan'ın diğer filmlerine bakıyorum aradan seçip izliyorum bu filmde oyuncu kadrosu güzel olan bir film ama biraz klişe bir konusu var tvde sık karşılaştığımız filmler gibi biraz.Ama yine içinde farklı olan şeyler de var yazarsam spoiler olur.Çok nadir film beğenmediğim olduğundan bu filmi de beğendim.Robert De Niro ve Jeffrey Dean Morgan'i izlemek keyifliydi.
  • Savaş Vadisi 2016
Yazın komedi tarzı izliyorum dedim değil mi bu biraz istisna oldu arada bir imdb 250'sinden de seçip izlediğim oluyor.Yeni bir film olmasına rağmen orada kendine yer edinmiş bir film.İkinci Dünya Savaş'ı herkes askere yazılıp ülkesine hizmet etmeye çalışıyor.Desmond Doss'da bunlardan biri.Tek farklı ülkesine insan öldürerek hizmet etmek istemiyor.Yani vicdani retçi.Böyle bir seçenek var bunu tercih ederek askere yazılabiliyorsun ama kağıt üzerinde diğer başındaki Çavuş,Komutan gibi yüksek rütbeli askerler için bu büyük bir sorun ve bu sorunu büyütmekte kararlılar.Filmde bir sahnede şu replik geçiyor "Savaş zamanı babalar oğullarını gömer,barış zamanı oğullar babalarını" bu cümle bile savaşın ne berbat ne kadar kötü olduğunun ispatı.

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Yarıyıl Raporu (Mid-Year Book Freakout: 2017)


Uzun bir aradan sonra merhabalar! Sonunda aklımda sürekli bugün yap yarın yap diye düşündüğüm mim yazısıyla karşınızdayım.Mim yazısı olunca haliyle biraz bekliyor kitap yorumu gibi hemen giremiyorum.Beni bu mime sevgili Kağıttan Dünyam etiketlemiş.Ona buradan kocaman sevgilerimi gönderiyorum teşekkür ediyorum :) Onun yazısını da okumak isterseniz ismine tıklayarak ulaşabilirsiniz.Şimdi gelelim mıntıka sayımına.

  • Şu ana kadar okuduğun en güzel kitap?

Bu sene genel anlamda güzel kitaplar okuduğumu düşünüyorum ama içlerinden birini seçmem gerekirse Rüzgarın Adı'nı seçerim kalın ve küçük puntolu olmasına rağmen içine çeken bir kitap.Soruyu okuyunca da aklıma direk bu geldi.

  • Şu ana kadar okuduğun en iyi devam kitabı?
Bu soruya iki cevabım olabilir Cress ile Ateşle Oynayan Kız.

  •  Okumak istediğin ama henüz okuyamadığın yeni çıkan bir kitap?
Genellikle yeni çıkan kitapların hep ucuzlamasını beklediğimden hepsi diyebilirim ama son zamanlar da Yabancı Yayınlarından çıkan Bu Bizim Hikayemiz'i merak ediyorum konusu ve yorumlar ilgi çekici.

  •  İkinci yarıda çıkmasını çok beklediğiniz bir kitap?
The Raven Boys serisini çok merak ediyorum sürekli karşıma çıkıyor neden hala çevrilmedi ki.

  •  Sizi hayal kırıklığına uğratan kitap?
Oğullar ve Rencide Ruhlar olabilir başta çok sevimliydi sonra benim için saçma sapan bir hal aldı kitap.Geçmişten Gelen Mutluluk olabilir sinir olmuştum baş karaktere ondandır ki serinin diğer kitaplarına elim gitmiyor uzun süre de gitmeyebilir.

  •  Sizi şaşırtan bir kitap?
Öyle çok şaşırdığım bir kitap hatırlamıyorum ama cevap vermem gerekirse Ateşböceği Yolu olabilir sonu beni çok etkilemişti.

  • Favori yeni yazarınız?
Bir kitabını okumama rağmen Sophile Kinsella var sonra ay günlükleri serisinin yazarı Marissa Meyer,yine bir kitabını okumama rağmen Kristin Hannah olabilir dram olarak güm diye vuruyor farkında olmuyor insan.

  • En yeni favori karakteriniz?
Ay günlükleri serisinden Thorne olabilir.

  • Sizi ağlatan kitap?
Ağlarım hiç affetmem hele kitaba bağlanmışsam ya da duygusal halimdeysem.Ateşböceği Yolu bu kitapta ağlamıştım hüngür hüngür olmasa da kitap bittikten bir süre sonra da böğrüme öküz oturmuşcasına gezdim.O yüzden yazarım kalemini sevsem de diğer kitaplarında da böyle olucak diye okuyamıyorum.

  •  Sizi mutlu eden kitap?
Beni Hatırladın Mı? büyük bir keyif alarak okumuştum kitabı çok eğlenmiştim.Ruhu Mücerret sesli kahkaha attığımı bilirim yer yer öyle güzeldi ki kitap.

  • En beğendiğiniz kitaptan uyarlanan film?
Tam kitapta uyarlama film izlemedim diyordum aklıma geldi.Muhteşem Gatsby kitabını okuyup üstüne filmini izlemiştim filmini daha çok sevmiştim.Yine Yıldız Tozu aklıma geldi ama bu sene izledim mi emin değilim oda kitabına göre daha güzeldi bence.

  •  Bu yıl yazdığın favori kitap yorumun?
Ay hepsi güzel hangisini yazayım şimdi :) Şaka bir yana hiç bilmiyorum.

  • Bu yıl satın aldığın en güzel kitap?
Diyette olunca bu sene pek kitap almadım topu topu on tane filan ama daha okumadım.Kapağına göre dersem Serephina olur.

  • Yıl sonuna kadar neleri okumak istiyorsun?
Kitaplığımda okumadığım kitapların hepsini olmasa da geriye okunmamış beş altı tane bırakacak kadar kalanını okumak istiyorum tabi birde merak ettiğim okumak istediği ekitaplar da yanına cabası.

Güzel bir mimdi kendimi envanter raporu çıkaran muhasebeci gibi hissettim :)Bende Büyülü Ayraç Kağıt Salıncak , Lila'nın Güncesi'ni ve Öneri Makinesi'ni  etiketliyorum kim yaptı yapmadı hatırlamıyorum ama olsun.Ayrıca yapmak isteyen herkes davetli ve etiketlidir.



19 Temmuz 2017 Çarşamba

Karanlık Ateş - Karen Marie Moning

Haziran ayında okuduğum ama yorumunu unuttuğum bir kitap Karanlık Ateş.Beğendiğim kitapları yazmayı unutuyorum ya da geciktiriyorum onu fark ettim.Bundan sonra kitabı bitirdiğim an yorumunu taslaklara gireceğim yoksa kalıp gidiyor.

Bu seriyi duymayan ya da nadir de olsa benim gibi okumayan çok az kişi vardır.Kız kardeşinin hunharca katledilip öldürülmesi ve dosyanın hiç bir şey bulunamadan kapatılması Mac 'ın canını sıkmaktadır ve bu işi kendi başına halletmeye karar verir ve İrlanda'ya gider.İrlanda'da onu büyük bir bilinmez macera beklemektedir ve bu daha başlangıçtır.Kitabın İrlanda'da geçmesine çok sevindim belki kitapta pek anlamıyoruz ama olsun, umarım diğer kitaplarda daha çok tasvir olur.

Kitap çok güzeldi gerçekten öyle her şey dozundaydı karakterler olsun kurgu olsun.Kızımız kendi başına bir şeyler başarmak istiyor herkes gibi ama bunun yanında çok tatlı da bir bayan kendisi.Sarışın renkli giyinmeyi seven tırnakları her zaman pembe ojeli bir karakter.Diğer kitaplardan farklı bir bayan karakter görmek hoşuma gitti.Aslında kendi gibi renkli bir hayatı olan Mac bir anda farklı bir dünya da bulur kendini.

"Dün gece,daha uygun kılık kıyafet seçimi yapabilmek için neyle karşılaşacağınızı önceden bilmek istemiştiniz.Bu gece Goth inlerinden birinde bir vampiri ziyaret edeceğimizi söylemiştim.Peki söyler misiniz Bayan Lane,neden canlı bir gökkuşağı gibi görünüyorsunuz ?"

Ve tabi ki herkesin Barrons diye öldükleri adam işte o bu seride.Tanışıyoruz ilk kitaptan merak etmeyin ve şöyle özünde beyefendi iyi biri gibi.Mac'e sürekli Bayan Lane diye hitap ediyor tabi ileride şu emir seven aksi diğer erkekler gibi olmazsa süper olur.

Şu yaz günlerinde serinin karanlık şeyler okuyasım yok diyordum ama sanırım dayanamayacağım ve seriyi arka arkaya okuyacağım.

Puanım 5/5

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Cress - Marissa Meyer

Aylar önce bitirdiğim hem de ayıla bayıla okuduğum kitabın yorumunu girmemişim unutmuşum.Kitabı çok beğendiğimden sanırım erteledim yazısını sonra da unuttum.

Ben bu kitabı diğer ikisi kitaptan daha çok beğendim bütün karakterler ortaya çıkınca her şey daha eğlenceli oldu.Sanırım her çıkan kitabı daha çok beğeneceğim.Bütün karakterleri  seviyorum birbirinden ayırmak zor ama en çok sevdiğim Thorne ve Cress karakterleri tabi bir de Iko.Thorne'nin ukalığına bayılıyorum birde bir karizması var ki Cress'in dile getirdiği gibiyse yakışıklı biri mavi gözleriyle.Iko da öyle.

Serinin diğer kitaplarını daha alamadım ama aklım onlarda keşke almış olsaydım bunlar gibi ardı ardına okurdum.Ardı ardına okunan bir seri sıkmıyor daha eğlenceli sürükleyici oluyor.Bu kitabın kapağını da daha çok beğendim genel olarak orijinal kapaklara benziyorlar ama  bizimkiler daha güzel bence.

Çok seri bitirmesem de bu seriyi büyük bir keyif alarak okuduğumu söyleyebilirim ilk kitap Cinder hafif gelebilir ya da beğenmeyebilirsiniz ama ikinci bence şansı hak eden bir seri devam etmenizi öneririm çok keyifli bir seri.

Puanım 5/5

15 Temmuz 2017 Cumartesi

Pabucumun Ajanı - Asude

Deniz Akın tam iş mülakatına gidecekken düğmesi kopar ve olaylar ip söküğü gibi gelir.Mülakata gidemediği için işe bir başkası alınmıştır.Altı aylık işsizlik ve üstüne birde bu eklenince sinirlenen Deniz saçma sapan bir cv doldurarak bir şirketin yolunu tutar.Ve bir yalan üzerine işe alınır alınır ama aksilikler peşini bırakmaz.

Bu kitabı bir ara adından dolayı çok merak ediyordum ama bir türlü alamıyordum sonra aldım senelerce kitaplıkta bekledi evet elime alasım gelmiyordu iki sene filan olmuştur.Elimin gitmediği kitaplar mimini görünce artık okumaya karar verdim.Kitabı hem sevdim hem de sevmedim ortada kaldı benim için.

Kitabın içindeki göndermeler,benzetmeler çok hoştu pembe dizi tadında ,dili de çok akıcıydı kolay okunuyor.Ve wattpad'den çıkma olsa da uğraşılmış bir eser olduğu belli bu yönleri eserin sevdiğim kısımları.Birde Mert ve Yasemin var bunlar az geçse de bu karakterleri daha çok sevdiğimi söylemeliyim baş karakterleri sevemedim.

"Evet ,Büyük İskender amcam,Sezar eniştem,Kraliçe Elizabeth yengem oluyordu.Havaya girmem normaldi."

Kitabın sevmediğim yönleri ise Tuna Üstüner ve onun emri vaki konuşmaları "gel,git,otur" çalışanı olsa bile hiç hoş bir durum değil ne zaman böyle erkekler çekici oldu anlam veremiyorum. Sonra Deniz'in daha iki gün gördüğü ve ona iyi davranmayan adam için ölüp bitmesi Tına Tuna diye ha önce sövüyor sonra öpüp koklasın diyor.Birde sırf adama gıcıklık olsun diye labali ve şımarık tavırları sinir bozucuydu.Kitabın tamamı neredeyse atışma kavga dövüşle gidiyor.Bu bana biraz Kiralık Aşk'ı Defne ve Ömer'i anımsattı ama onlar daha katlanılabilirdi.Hiç değilse Ömer saygısız ya emirci değildi sadece ciddiydi.

Spoiler'a girmeden en sinir olduğum noktayı dile getirmek istiyorum.Deniz hiç duymaması gereken bir konuşmayı duyuyor kitabı okuyanlar belki hatırlar,Tuna Mert ile konuşurken onu aşağılıyor özellikle Tuna bunu duyan Deniz çok öfkeleniyor falan filan ama bir kaç gün sonra sanki hiç bir şey yokmuş gibi bir konuda özür diliyor.Hayda oldu mu bu şimdi hele bunu Türk bir yazar yapıyorsa çok sinirleniyorum.Ben senin malınmıyım diyor oda evet öylesin diyor ama Deniz 'de tık yok .
Bunu okuyan genç kızlarımıza ne olacak normal bir şeymiş gibi gelicek.Hadi madem affedecek kitap için ona bunu ödetsin hatasını göstersin o gelsin özür dilemeye.

Serinin ikinci kitabını okur muyum bilmiyorum,çünkü karakterleri sevmedim.Yazarın akıcı ve eğlenceli dili için diğer kitaplarına şans verebilirim illaki bunun gibi sinir olucak şeyler olabilir her kitapta olduğu gibi oda.

Puanım 3,5/5

14 Temmuz 2017 Cuma

Elimin Gitmediği Kitaplar | Mim Yazısı

Geçtiğimiz haftalarda ortaya çok güzel bir mim çıktı.Elimin gitmediği kitaplar.Beni de bu mime sevgili Kağıttan Dünyam mimlemiş teşekkür ediyorum :) Onun yazısına ulaşmak için ismine tıklamanız yeterli.

Okumadığım fazla kitabım olduğu zaman hep bir kaç tanesi geri planda kalıyor okumuyorum o yüzden uzun zamandır kitap alışverişi yapmıyorum tek tük aldığım oluyor markette filan görüp alırsam onun dışında tam anlamıyla alışveriş yapmıyorum.Takas da da öyle bazen listemde olmasa da takas ettiğim kitaplar oluyor onlarda kalıyor o yüzden bir süredir onu da bıraktım.

Ve bu mim sayesinde uzun zamandır elime almadığım kitapları okumayı eritmeyi düşünüyorum ve başlangıcı da yaptım.

  • Pabucumun Ajanı - Asude 
Bu kitabı alalı rahat iki sene olmuştur.Başta çok merak ediyordum sonra okuyasım geçti.Bende yaz olduğundan kolay okunan eğlenceli bir kitap arıyordum ve bu mim vesilesiyle başlamış oldum.

  • Centilmen Piç Serisi 
Geçen sene bu zamanlar çok uygun bir fiyata üç kitabı da almıştım.Ama kalınlıklarından dolayı kitaplıkta kaldılar.Bu kış okumayı planlıyorum bakalım.

  • Alışverişkolik Serisi İki Kitabı -Sophie Kinsela 
Bu yazarın bir kitabını okumama rağmen diğer eselerini de okumak için sabırsızlanıyorum bu seriye ait iki kitabı elimde.Başlamama sebebim ise alışveriş yapmadığımdan okur diğer kitaplarını hemen almak istersem diye bekletiyorum.

Bunlar dışında tek tük kitaplar var serilerin ilk kitapları mesala Serseri,Incarceron,Kemikler Şehri gibi ya da takasla gelen karışık tarihi aşk romanları,polisiye romalar.Bunları da karışık okumayı düşünüyorum sonuçta tarihi aşk kitapları pek sorun olmaz sanırım sadece Bridgerton serisini sırayla okumayı düşünüyorum.

Sanırım takip ettiğim bir çok kişi ya yaptı ya da etiketlendi yapmak isteyen kendini etiketli saysın ve buyursun yapmaya :)


7 Temmuz 2017 Cuma

TVShow Time | Dizi Takip Programı

Merhabalar uzun zamandır aklımda olan ama üşendiğim bir yazı ile buradayım.Hazır hiç bir şeyler yapamazken bunu yazıyım dedim.Bir zamanlar dizimag diye bir site vardı mutlaka duymuş kullanmışsınızdır.Dizi izleme olan bu site aniden geri dönmemek üzere kapatıldı mahkeme dava olayları filan oldu.Bende o siteyi sık kullanan biriydim.En son hangi dizinin hangi bölümünde kaldın favori bölümlerin dizinin bölümünde hangi şarkı çalıyor gibi bir çok işlevi olan bir siteydi.Dizilerin kendi içlerinde forumları bile vardı.Gerçekten kaliteli bir siteydi.Tabi bende o siteye güvenerek ne izlediğim dizileri ne de bölümleri tutardım.Aniden kapanışı darbe gibi oldu resmen.

                   

Alışkanlık ben bağlanırım dizi izleme sitesi olsa bile uzunca bir süre geri dönmesini bekledim ki sanırım şuan başkaları tarafından döndü eskiye nazaran pek kullanmasam da aklımda olan bir site.Belki bir gün dizileri indirmezsem nostaji yapar dönerim.Neyse işte ben o zaman not almaya başladım hangi dizileri izliyorum kaçıncı bölümdeyim diye.Bir kaç sene önce program arayışına girdim ve tipini şeklini beğenerek indirdim ve çok memnun kaldım.Başta basitti ama zamanla kendini geliştirdi.Premium üyelikler bile çıkarttı.

Eskiden bir diziyi bitirir ya da güncele gelir başka diziye geçerdim ama bazen maymun iştahlılığım tutabiliyor birden çok diziye başlıyabiliyorum o zamanlar bu program çok iyi oluyor.Şimdilerde eski düzenime dönmeye çalışsam da :) Kendinize özel listeler hazırlıyabiliyorsunuz ana sayfanıza widget olarak ekleyebiliyorsunuz bildirimler,bölümler hakkında tepki snaplari yayınlama gereksiz olsa da :) takip etme filan biraz biraz sosyal medyaya kayıyor ya neyse yakında hikaye özelliği de gelirse sinir olucam. :D Ben kendi halimde kullandığımdan not defteri olarak.Bazen fazla geliştirip eski düzeni bozabiliyorlar da.

Kendi profilimi de şuraya koyuyum dursun dilsahh ,android ve ios'ların marketlerinden ücretsiz indirebilirsiniz böyle program arayışında olanlara tavsiye ediyorum.İyi akşamlar ^^ 

2 Temmuz 2017 Pazar

Bu Sıcağa Yaz Filmleri Yakışır Belki Biraz da Komedi

Ne uzun başlık oldu o öyle :) Herkese merhabalar^^ Bayramdan sonra buraya tam anlamıyla yaz geldi eskiden ne cam kapı açardık şimdi ise onlarsız olmuyor dereceler 40 'ı gösteriyor yanıyürük yani.Ülkenin genelinde de durum aynı.Bende yazın genelde yaz temalı ya da komedi filmlerini izlemeyi tercih ediyorum daha eğlenceli yormayan çerezlik iyi gidiyor.Pek fazla kitap okumadığımdan şu sıralar aklıma böyle bir yazı yazmak geldi bakalım ortaya hangi filmler çıkacak.

              

Bunlar yaz filmleri Safe Haven'de adada aşkınızı bulabilirsiniz (sonu saçma olsa da geneli güzeldi) Chef'in karavanı ile ülke ülke gezip sandeviçlerinizi satabilirsiniz,A Good Year ile üzüm bağlarını gezip mükemmel ortamın tadını çıkarabilirsiniz (favorim bu manzara ortam çok güzel orada olmak istiyor insan adeta) ve Dirty Dancing yaz tatiline çıktığınız da yaz aşkınızla tanışabilirsiniz.(Meşhur dans sahnesi amerikan filmlerinde çoğu erkek kızları tavlamak için bu filmi kullanır:)) 

              

Komedileri önce yerli filmlerle başlamak istedim.Zaman zaman komedilerimiz saçma olabiliyor ama içlerinde gerçekten güzelleri de var.Pardon kaç defa izlediğimi unuttuğum filmlerden biri oyuncular zaten on numara Ferhan Şensoy,Rasim Öztekin.Konuyu anlatmayım açın izleyin beğenmezseniz kapatırsınız bilmiyorum herkes beğenir mi ama benim on numara komedilerimden biridir.

Eyvah Eyvah Ata Demirer'in en başarılı yapıtlarından biri bence ortam da çok güzel Ege bir çoğunuz izlemiştir zaten yine de listede onu geçmek istemedim.

Kocan Kadar Konuş ya ben bu filmi de çok seviyorum zaman zaman Efsun da kendimi gördüğüm için mi bilmiyorum ama bence çok tatlı hoş bir komedi içimizden biri bence Efsun ve ailesi.Kitabını okumadım ikinciyi okudum ama bence kitabından güzel aktarılmış bir film olduğunu düşünüyorum.

Düğün Dernek'siz bu liste olur m tabi ki olmaz süper bir filmdi ya ikinciyi biraz uzatma olduğunu düşünsem de bu çok güzeldi.Oyuncular da çok iyiydi izleyin bence,Selçuk Aydemir'in başarılı yapıtlarından biri.

          

Yabancı komedilerinde açılışı iki seri film ile yapıyım dedim Hangover yani daha çok duyulmuş adıyla Felekten Bir Gece serisi.Bekarlığa veda gecesi yapıp abartan erkeklerin hazin sonu hahaha :D 
Diğeri de iki filmlik bir seriden oluşan Patrondan Kurtulma Sanatı sınavları bitirip film izlemeye döndüğüm zaman izlemiştim bu filmi ondan mıdır aşırı keyif almıştım filmi izlerken.Patronlarından hoşlanmayan ve onlardan kurtulmaya çalışan arkadaş grubunu anlatıyor film.Bu ikisinde de yer yer yersiz espiriler uygunsuz espriler olsa da güzel filmler.


Bu filmler de zamanında izleyip gerçekten büyük keyif aldığım filmler.Office Space ve Git Başımdan'ı yakın zamanda izledim ve çok büyük keyif aldım özellikle Git Başımdan'ı Robert Downey Jr. için ve yorumlar doğrultusunda izledim bir kaç yersiz yer dışında gerçekten kahkaha attıran bir filmdi.The Ugly Trut 'da kadın erkek ilişkisini anlatan bir film Gerard Butler'i bu filmde çok beğenmiştim güzel bir ikili olmuşlardı.

Belki içlerinde izlemedikleriniz vardır da bu yazı işinize yarar ve izlerken umarım benim gibi büyük bir keyif alırsınız iyi seyirler ve iyi hafta sonları dilerim ^^

15 Haziran 2017 Perşembe

Fi | Dizi Yorumu

Fi dizisi hakkında bir iki şey karalamak istiyordum ama benim yerime severek takip ettiğim Stolk kanalı yapmış sizlerle de paylaşmak istedim.Düşüncelerime tercüman olunca hazıra kondum biraz. Keyifli seyirler.


14 Haziran 2017 Çarşamba

Sana Söyleyemediğim Her şey - Celeste Ng




Dram güçlüdür,akılda kalıcıdır.Çünkü içinde en güçlü silahı barındırır.Her okuyucu kendinden bir parça bulur karakterin keşkelerini pişmanlıklarını düşünür acaba şöyle olsaydı farklı olur muydu.Hayat arkada kalanlar için zor giden gitmiştir zaten.

1977 Lydia öldü ama kimse bunu bilmiyor.Polisler arama kurtarma ekibi cesedi buluyor siz diyorsunuz tamam polisiye başlıyor gizemli sırlar neden öldüğü ortaya çıkacak ama öyle olmuyor.Bir geçmişe gidiyoruz bir günümüze Lydia ve ailesinin hayatını okuyoruz.Dışarıdan normal bir aile gibi gözükse de kendi içlerinde hepsinin bir kırılmışlık var.Kitabı sevdim Lydia karakterine üzüldüm mü evet üzüldüm ama zaman zaman bazı şeyleri kendi yaptı bunda annesinin payı da var ona da sinirlendim.Kızı okuldan geliyor nasılsın günün nasıl geçti demeden işimi bitiriyim derslerinde yardımcı olmaya geliyorum diyor.Anne zamanında annesinin yaptığı şeyleri ben yapmayacağım diyor ama yapıyor ve sonra öğreniyor ki aslında Lydia'yı tanımadığını fark ediyor.

Nath ve Hannah evin diğer iki çocuğu,Hannah evet özellikle bu karaktere üzüldüm ben okudukça.Evet Hannah ölmedi yaşıyor ölen diğer kız ama beni Hannah etkiledi hatta Nath,zaman zaman Lydia'nın bencil ve şımarık olduğunu düşündüm.

Özellikle idealist ebeveynlerin okuması gereken bir kitap olduğu düşünüyorum.Ya da birden çok çocuğu olan ailelerin.Yazım tarzına ilk başlarda alışmakta zorlanabilirsiniz bir paragrafta diğer karakteri anlatırken bir anda başkasına geçebiliyor ben başlarda afalladım biraz sonra mecbur alıştım.

Puanım 4/5


13 Haziran 2017 Salı

Görkemli Ölüm - Nora Roberts

Seriye tam hız olmasa da ayda bir kitap olarak devam ediyorum.Sanırım bu kitabı ilk kitaptan daha çok sevdim karakterlere biraz daha alıştım daha ikinci kitap ama öyle.Yine gizemli cinayetler var ve yine iş başında bir Eve Dallas.

Eve varsa tabi Roarke de olmalı.Sanırım bu karaktere de yavaş yavaş ısınıyorum ilk kitapta nedense hiç sevmemiştim.Şöyle iyi biri gibi zaman zaman ukala,efendi ağır azam bir beyefendi.Sert asi kızımız Eve'ye gönlünü kaptırdı gidiyor.Çoğu kişi Roarke'nin evindeki uşağa sinir olmuşlar ama benim hoşuma gidiyor.Dadı dizisindeki Haldun Dormen'e benzetiyorum bazı hallerini laf çarpmalarını filan.Kitapta tek sinir olduğum şey Roarke'nin iki de bir seni seviyorum demesi.Ben bunu normal hayatta da sevmiyorum sanki o iki kelime sürekli söylenirse etkisi azalıyormuş gibi geliyor özellikle bir erkeğin sürekli söylemesi ne biliyim bana romantik gelmiyor işte :) 

Onun dışında gayet güzeldi kitap.Bu seriyi sevmemde ki etken salt polisiye olmaması içinde dedektif Eve'nin sevgilisi,arkadaşları yani hayatı da var.Hatta o biraz daha ağır basıyor sürekli kanıt delil peşinde koşmuyor diğer polisiyelerden farklı.Bana dizi serisi gibi geliyor.

Bu seriyi Epsilon basmıyor artık bende de bazı kitapları yok ne yazık ki ekitap olarak bulunabilir ya da sahaflarda filan.Benim gibi arada farklı polisiye arayanlar  ya da eski serileri okumak isteyenler için güzel bir tercih.

Puanım 4/5

11 Haziran 2017 Pazar

Haftanın Filmleri #13

          

  • Me And Earl And The Dying Girl 2015
Bu film 2015 yapımı mıymış ya ben daha yeni çıktı sanıyordum.Kitabın konusu bir çoğunun bildiği üzere kitaptan uyarlama.İşte Bir tane oğlan var onun Earl diye arkadaşı var birde kanserli bir kız var.Bunların arkadaşlığını anlatan bir kitap,film.Kitabını okumadım filmini izlemeyi tercih ettim.Ki bence okumadığım iyi olmuş yarım bırakabilirdim filmi de orta karar buldum.Çerezlik bir film zaman zaman kasvetli olsa da.Filmin içindeki filmler ve finalindeki ayrıntıları çok hoş buldum.

  • Hello,My Name Is Doris 2015
Bu filmi sürekli görüyor ama izlemiyordum.Öneri Makine'nin bir yazısında beğendiğini güzel olduğunu dile getirince baktım konusu da güzel fragmanı filan izleyeyim.İyi de yapmışım yüzümde tebessümle filmi izledim.Filmin konusu Doris adında yaşça büyük bir bayanın ,yaşça küçük birine ilgi duymasını konu alıyor.Böyle absürd oluyor ama eğlenceli,komik güzel filmdi.Hatta bence komedinin yanında içten içe hüzün barındıran bir film.

  • Çirkin ve Güzel 2017 
Ve tabi ki Çirkin ve Güzel.Yeniden çizgi filmden uyarlama bu filmi çok beğendim.Evin içindeki eşyalar Disney mağazasına girmiş gibiydim.Cam fanustaki gül o kadar güzeldi ki.Evet bu söylediklerimden de anlaşılıyor ki görsel şölen gibiydi film.Emma Watson bu film için La La Land filmini kabul etmemiş bence iyi de yapmış çok yakışmış bu filme.Tek sıkıntı müzikal olmasından dolayı birazcık uzun olması.Onun dışında her şey çok güzeldi.Böyle görsel şöleni bol animasyon vari filmleri sevenler için güzel bir tercih.

6 Haziran 2017 Salı

Dönüşüm - Franz Kafka


Kitap alışveriş diyetindeyim ama araya farklı ya da ince kitaplar almak istediğimde ekitaplar çok iyi geliyor hem diyeti de bozmamış oluyorum.

Franz Kafka uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı.Bir ara ucundan kıyısından Milena'ya Mektuplar'ını okumuştum hoşuma da gitmişti ama kalın olunca daha ince bir eseriyle devam etmek tanışmak istedim.Dönüşüm beklediğime göre biraz altta kaldı ama yine de iyiydi.

Kitabımız bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş Gregor Samsa'yı onun yaşadıklarını konu alıyor.Ailenin sevilen evladı bir anda işe yaramaz bir böceğe dönüştüğünü gören aile dehşete düşüyor.Sanırım Kafka'nın da vermek istediği mesaj da bu işlerine yaradığınız sürece iyisinizdir.Kitap kurgu olarak biraz zayıf ve içinde sanki kendini tekrarlıyordu bundan dolayı biraz beklediğimin  altında kaldı.Gregor'un neden nasıl dönüştüğünü bundan kurtulmak için ne yapması gerektiğini okuyabilirdik ama o hep pasif bir köşesine çekilmiş olarak kaldı.Oda bir nevi felsefi bir eleştiriydi aslında kurgu dışında bakarsak.Ailesinin o şekilde değişeceğini tahmin etmiyordum.Bu bana yaşlıların parası varken iyi parası yokken kötü davranılmasını anımsattı.Ve sonu sonunu hiç öyle beklemiyordum ama sonu güzel bağlanmıştı.Sosyal ve felsefi ağırlıklı olduğu için kurgu da bazı şeyler eksik kalıyor.Bundan dolayı biraz sıkıldım okurken.

Belki de kim bilir kendi hayatını yazdı yazar bilemiyoruz.Vasiyeti öldükten sonra yazılarının yakılmasıydı.Bilmiyorum öbür tarafta isteği yerine getirilmediği için kemikleri sızlıyor mu ama yakmadığı için biz Max Brod'a müteşekkiriz.Diğer eserlerini daha çok beğeneceğimi düşünüyorum bu sonuçta böcekti insan okurken rahatsız oluyor.

Puanım 3/5

3 Haziran 2017 Cumartesi

Dedektif Kurukafa - Derek Landy

Nisan ayında okuduklarımı eksik saymışım ay sonu envanterinde kitaplıkta fazlalık çıktı :) Eski zamanlarda yani blogların çok olduğu dönemlerde bir gün bu kitap serisiyle karşılaşmıştım ve önce kapakları ilgimi çekmişti sonra şu yorum bu kitaplar çocuk kitapları değil çok eğlenceliler filan diye.Yine bir gün Nadir kitaptan alışveriş yapacağım kargo parası ödememek için ucuz kitap arıyorum bunlar karşıma çıkmıştı öylelikle almış seriye başlamış oldum.

Stephanie'nin amcası Gordon korku romanları yazıyordu Ya da en azından Stephanie öyle sanıyordu amcası vefat edip de malikânesini ona bırakana kadar. Stephanie amcasının yazdıklarının korkunç olduğunun farkındaydı.
Ancak... kurmaca olmadığını sonradan anladı. Bu keşifle beraber kendini bir anda kanını donduran bir dünyanın içinde buluverdi Stephanie; tam vampirler, şeytani yaratıklar ve Görünmez Adam'a alıştım derken bunlarla savaşmakta ona yardım edecek çok sıradışı biriyle tanışmak üzereydi: Dedektif Kurukafa.

Belki şu yaşımda okuduğumdan biraz çocuk kitabı kaldı gözüm de ama yine de hiç sıkılmadım hatta kolay okunmasıyla da büyük keyif aldım.Konusunda da yazdığı üzere içinde her şey var tabi birde macera da cabası.Ve eğlenceli bir üslup.Çocuğum yaşı yine biraz küçüktü 12 yaşında ama ettiği laflar ya da yaptığı işler yaşından ve boyundan biraz büyüktü.

Serinin ikinci kitabı da elimde onu da okurum belki ama devamını getirir miyim emin değilim okumak istediğim bir çok kitap var buna biraz sıra gelmeyebilir.
İlkokul ya da ortaokul çağındaki çocuklara hediye edilebilecek güzel bir seri olduğunu düşünüyorum.

Puanım 5/5

31 Mayıs 2017 Çarşamba

Haftanın Filmleri #12

             

  • İhtiras Rüzgarları 1994
19.yüzyılın sonları,Albay Ludlow 3 erkek çocuğunu annesiz bir şekilde şehirden uzak bir çiftlikte büyütür.Bir gün en küçük numara nişanlısını koluna takarak gelir bana göre olaylar burada başlar.Bazılarına savaşa gitmek istediğinde başlar.Film her ne kadar baba ve oğulları üzerine odaklanmış olsa da film Tristan üzerinden ilerler.Filmde öyle dram yüklü can alıcı sahneler var ki ağlamamak imkansız.Evet yer yer sinir oldum ama bu filmi beğenmemi engellemedi.Replikler,müzikler ve o rüya gibi çiftlik mükemmeldi.Ve tabi ki Brad Pitt ve Anthony Hopkins'i izlemek çok keyifliydi.

  • Philadelphia 1993
Zamanında tabuları yıkmak üzere yapılmış bir film.Eşcinsel olan yetenekli avukat Tom Hanks bir gün performans düşüklüğü ile işten çıkarılır.Ama bu onu kabul etmez başka bir sebeple işten çıkarıldığını düşünür ve böyle yaptıkları için eski iş yerini dava eder.Bir sürü avukatın kapısını çalar ama reddedilir sebebi de Aids olduğu için.En son avukat Joe Miller'in kapısını çalar ama o da istemez homofobiktir,ön yargıları vardır.Ama yine de bir gün kader onları bir araya getirir.Tom Hanks'in oyunculuğu müthişti gerçekten.Hastalığını o kadar güzel bize yansıttı ki neler hissettiğini etkilenmemek elde değil.

  • Yılan Gözler 1998
Film bir boks müsabakası sırasında savunma bakanının vurulmasıyla on dört bin seyirci zan altında kalır.Rick Santoro deli,rüşvetçi ama işinin ehli bir polis memurudur.Olayı çözmeye çalışır.Film sıradan gibi gözükse de çok güzeldi.Hani romanlarda farklı bakış açılarından kitabı okuruz ya bu film de de öyle farklı bakış açılarından olayı çözüyoruz.Filmin içinde replik olarak yılan gözler geçiyor ama hep yek diye çevirmişler.Yabancılardaki bir nevi deyim sanırım.Adı ile film bağdaşıyor ama yılan gözler olarak değil.Hak ettiği değeri görememiş bir film ama izlemenizi tavsiye ederim ben Nicolas Cage'i izlemekten büyük bir keyif alıyorum benim gibiyseniz seversiniz. 

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Seksenler'e Veda


Kalbim kırık,canım sıkkın terk edildim.Cumartesi gecelerimi süsleyen aile komedisi Seksenler dizisi geçen cumartesi final yaparak ekranlara veda etti.Aklıma geldikçe neden ki neden böyle bir şey oldu biraz reytingler düşmüş olabilir ama biz sadık izleyiciye yazık oldu.

80'ler çocuğu değilim 90'lar benim zamanım ama seksenleri de ayrı bir sevdim.Hatta Doksanlar dizisini bu denli keyifli izlemedim.Çınar Altı mahallesi ,pastanesi ,kahvehanesi komşulukları o kadar güzel o kadar samimiydi ki.Ve tabi ki usta oyuncu Rasim Öztekin ve onun Fehmi karakteri dizide ki en sevdiğim karakter.Onun meşhur bir lafı vardır "İcat çıkarmayın " diye evet "İcat çıkarmayın ne vedası " demek istiyorum bende.Senaryo hep kendini tekrar ediyor filan dendi ama etsin aile komedisi sonuçta bence biraz da kendileri yaptılar bazılarını diziden çıkararak.Yine daha yazılacak senaryolar olurdu bakınız Arka Sokaklar seyircisini yalnız bırakmadı.

Kötü huylarımdan biridir dizilere bağlanmak.Böyle bitince de yaslara bürünürüm bir süre canım hiç bir şey yapmak istemez boş boş dururum eski bölümlere,kamere arkalarına bakar bakar iç geçiririm cumartesiden beri böyleyim böğrüme öküz oturmuş durumda utanmasam ağlayacağım yani.Hangi ara bu kadar duygusal olduysam.

Ortada bir dedikodu var dizi yapımcı değişebilir belki devam eder diye keşke inşallah diyorum.Gerçi stüdyo,set bir ay öncesinden çekilip toparlanmış ama işte umut fakirin ekmeğidir.Bence Birol Güven'in aklında yeni bir proje var ondan bunu bitirdi.Çocuklar Duymasın bile sürekli kendi tekrar edip yine de devam etmedi mi bu da ederdi ki Trt yani reyting kaygısı çok olmamalı.Baktım hiç dönüş yok ben ki tekrar bölümlerini bile büyük bir keyifle izleyen ben baştan tekrar izlerim,kabul etmiyor veda da etmiyorum.

26 Mayıs 2017 Cuma

Geçmişten Gelen Mutluluk - Sarah Maclean

Serinin ikinci kitabıyla hemen yoluma devam edeyim dedim ama bu kitap beni çok sinir etti.Böyle olucağını hiç düşünmemiştim yorumlarda hep ne kadar eğlenildiği,serinin en komik en güzel kitabı olduğu yazıyordu.Ben de umutluydum ama hayal kırıklığına uğradım desem yeridir.

Beş kardeşten ya dördüncüsü olana Pippa bir nevi mantık evliliği yapmak üzeredir.Düğününe on dört gün gibi kısa bir süre kalmıştır.Mantık evliliği diyorum çünkü hem ablasının daha önce nişan bozmasından dolayı biraz bu ailenin kızlarına ilginin azalması hem de kendisini başka kimsenin kabul etmeyeceğini düşünmesi.Nişanlısı Castleton'nu sevmiyor ama işte güzel bir evi var,zengin köpekleri seviyor vs diye düşünüyor.Yani kendisinin kadın erkek ilişkilerine dair pek bir bilgisi yok.

Pippa bilimle anatomiyle ilgileniyor ama bu kadar saf kıt akıllı bir kız görmedim yani.Kadın erkek ilişkilerine dair hiç bir bilgim yok diye Düşmüş Melek kumarhanesinin bir üyesi olan kadınlar konusunda adı çıkmış Cross'dan yardım istiyor.Mantığa bir bak neymiş araştırmaymış.Evli olan kardeşlerin var onlara sor hadi soramadım Olivia'ya sor ki o anlatıyor zaten neden hiç tanımadığın bir erkeğe gidiyor da soruyorsun ki.Hadi sorular da masum olsa ya bir şey demeyeceğim ama yani.

Ki kitabın başında hiç bir şey anlamadım Pippa ısrar ediyor bozulmak istiyorum bozdurmak istiyorum diye Cross olmaz evine git diyor ben saf da ne ki bu diyorum kumarda kazandığı jetonları bozdurcak herhalde.Meğer başka şeymiş.Tamam küçükken eteğini kaldırıp bacak kemiklerini sayarken sevimli olabilirsin Pippa ama bu kadar da saf salak bir kız olamazsın yani ki birde okuyan ilgilenen bir kız.Çok sinir oldum kendisine Olivia'yı okusaydım daha büyük keyif alırdım.Yazar birde sanki konudan konuya atlıyordu birileri sohbet ederken olaya bir anda fransız kalıyordum.Sonlara doğru iyice sıkılıp atlaya atlaya okudum zaten.Bu karakteri sevimli eğlenceli bulabilirler ama ben kendisine ayar olmaktan öteye gidemedim.

Puanım 2/5

19 Mayıs 2017 Cuma

İntikam Ateşi - Sarah Maclean

Toprakların kaderi, bir gün yeniden gerçek sahiplerinin adımları altında uzanmaktır.
Michael Bourne, topraklarını kumarda kaybedince elinde malikânesi ve unvanından başka hiçbir şeyi kalmaz. Ancak aradan geçen yıllar ona iyi davranır ve kaybettiklerinden daha fazlasını aynı yolla kazanır: kumarla. Elde edemediği tek şey çocukluğunu geçirdiği Falconville topraklarıdır.
Çocukluk günlerinden kalma eski bir kıpırtı, insanın kalbini yeniden attırabilir.
Penelope Marbury’nin evlilik yaşı geçmiştir. Babası onun hayat arkadaşı bulmasını kolaylaştırmak için, sahip olduğu Falconville topraklarını da kızının çeyizine dahil eder. Bu haber kısa sürede yayılır ve birçok erkek gibi Michael’ın da dikkatini çeker. Kendisini, bir vakitler kaybettiği topraklarına götürecek yolu bulduğunu düşünmektedir.

Geçen ay Seninle Bir Gece'yi okumuştum ama tatmin olmamıştım tarihi aşk romanı konusunda.Bu ay da takasla elime geçen Sarah Maclean kitaplarına başladım.Tarihi aşk okurken eğlenceli üslup olmasını daha çok beğeniyorum.Julia Quinn 'in kalemi de öyleydi onun serisi de aklımda mutlaka devamını getireceğim.Bu yazarın kalemi de hoşuma gitti eğlenceli tutkulu  güzeldi.

Bu kitapla hem kafamı dağıttım hem de historical konusunda tatmin oldum.Kitabın içinde mektuplar vardı başta hepsi çok güzeldi eğlenceli ama sonra hüzün girdi aralarına o mektupları okurken yaşıyormuş gibi hissettim özellikle gönderilmemiş olanları.Tarihi aşk romanları sonunu bildiğimiz ama yine de büyük bir keyifle okuduğumuz bir tür hani şeytan tüyü var derler ya öyle bence.

Puanım 5/5

17 Mayıs 2017 Çarşamba

♕☆ Blogumun Birinci Yılı ☆♕


Aslında bugün değil blogumun doğum günü ayın başındaydı tabi ben unuttum.Ama hiç sorun değil benim için blogumun doğum günü Mayıs ayı ne fark eder.Resmen bir yıl geçti ne çabuk geçti hiç böyle olucağını tahmin etmemiştim.Evet ilk açtığımda umutluydum heyecanlıydım ama yazı işini nasıl becereceğimi bilmiyordum.Yazı yazmada fena sayılmam aslında ama kimse okumadığı için daha rahat yazarım ve tabi canım isterse ama burası öyle değil yolu düşen okuyacak.Beceremem öyle uzun uzun da yazama zaten bir paragraf çıkarsa şükür diyordum ki şimdi de çenem zor duruyor.Çenem yazı dilime de ayak uydurdu susmak bilmiyor :) 

Ben burayı seviyorum ve bana ait olduğu için özel bir olarak görüyorum.Allah izin verirse daha uzun yıllar bir şeyler karalamak,yazmak istiyorum.Ki okumaktan ve izlemekten de vazgeçmeyeceğime göre yazacak bir şeyler mutlaka çıkar gibime geliyor.Nice senelere bana :D

16 Mayıs 2017 Salı

Haftanın Filmleri #11

       

Ayın ortasına geldik ben azıcık film izlemişim neden böyle oldu ki dizilerden sanırım diyeceğim ama o kadar çok dizi de izlemedim.Ay sonuna kadar kitap ve filmleri telafi etme niyetindeyim ya bakalım.

  • Donnie Brasco 1997
Türkçeye Köstebek olarak çevirilen film adı gibi.Donnie Brasco takma adıyla mafyaların arasına sızan Johnny Depp ile mafya üyesi olan Al Pacino arasında geçen bir film.Mafyadan daha çok bu ikili arasında geçen ilişkileri de konu alan bir film.Her ne kadar Al Pacino'nun yaşlanmış halini sevmesem de güzel bir filmdi.Johnny'nin gençliği filan.Bu tip filmleri sevenlere ya da oyuncuları sevenlere tavsiye ederim.
  • Solace 2015
Solace tesadüf eseri gezinirken oyuncu listesinde The Walking Dead'in ünlü Negan'ını görmemle ilgimi çeken bir film oldu.Başrollerini Anthony Hopkins ile paylaşıyor.Türü polisiye ama işin içinde biraz mistik ögelerin de bulunduğu bir film.Ve suçlu sonda yakalanmıyor filmin ikinci yarısında olaya dahil oluyor o olayda iyiydi.Ben izlerken keyif aldım tavsiye ederim.Oyuncuları için bile izlenir bence kaliteli oyuncular hepsi.
  • Makinist 2004
Uykusuzluk sorunu çeken Trevor bir fabrikada çalışmaktadır.Uykusuzluk sorunu çektiğinden dolayı işine konsantre olamaz ve ardından başına gelmeyen kalmaz.Sonunu sonuna kadar tahmin etmedim ama tahmin edilebilir bir sonu var ona rağmen güzel bir film.Şimdi düşündüm de bir filme benziyor sonu ama söylemeyeceğim söylersem izleyenler tahmin eder.Christian Bale oyunculuğu çok iyiydi hareketleri ki konuşma tarzı filan tam bu role uygun.Kendisi bu rol için 28 kilo da vermiştir.Yani hepsi gerçek.Uyku sorunuyla başı dertte olan beni etkileyen bir film oldu.Ağır ilerleyen gerilim sevenler için güzel bir tercih.

14 Mayıs 2017 Pazar

Scarlet - Marissa Meyer

DÜNYA YOK OLMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYAYKEN, KÜLKEDİSİ İle KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ’IN YOLLARI KESİŞECEK…

 Serinin ikinci kitabıyla yoluma devam ederken yine yüzümde bir tebessüm.Yine çok tatlı bir kitaptı.Bu kitapta Cinder'in harici ,çiftçi olan kırmızı başlıklı kız Scarlet olaya dahil oluyor.Üçüncü kitabı düşünemiyorum Cress Rapunzel de gelicek nasıl olucak acaba.Ay ülkesinde ve dünyada o zaman işler tam anlamıyla karışacak demektir.Ben Ay Ülkesini çok merak ediyorum acaba diğer kitaplarında orada geçiyor mu ki yoksa yine mi dünya ki.Aycıları ay ülkesini de okumayı çok isterim.

Tabi kırmızı başlıklı kız varsa birde kötü kurt olmalı bu hikaye de var var Wolf'umuz da var babannemiz de.İkinci kitap ilk kitaba göre daha hareketliydi işler biraz daha kızıştığı için.Bana göre hepsi kıvamındaydı sevmediğim yer yok kitapta.Yeni karakterler Thorne filan çok iyiydi ama favorim hep Iko olucak esprili diliyle.Scarlet Wolf ikilisi de çok iyiydi aralarında diyaloglar filan.


Bence masal kahramanlarını seven onlarla büyüyen özellikle kızlar her yaştan insan zevkle okur bu seriyi.Ki içeriğinde her şey dozunda her yaşa hitap ediyor o yüzden.Kitap çok güzeldi konuşacak pek bir şey yok neticede.
Puanım 5/5

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Kelime Oyunu Tekrar Ekranlarda


Öncelikle herkese hayırlı kandiller,dualarınız kabul olsun.Ufak,haber duyuru niteliğinde bir yazı olucak.Yarışma programlarını sevenlerdenseniz mutlaka bu programı da duymuşsunuzdur.İlk başlarda çok iyiydi ama sonra kanal değiştirdi reyting vs derken sallandı program ve bitti.

Ben Teve 2 kanalını çok izlerim eski dizilerden dolayı yine izlerken Kelime Oyunu'nun tekrar başlayacağını gördüm ki bu hafta başladı.Bugün izleme imkanım oldu sanki eskiden program daha kısaydı şimdi iki saat olmuş gibi yine de yeniden ekranlarda görmek güzel.

Bana hep ramazanı hatırlatır bu program ilk defa ramazanda tanıştım kendileriyle ondan iftar öncesi iyi gidiyordu.Ramazana sayılı günler kala Ali İhsan Varol'un sunuculuğunda Kelime Oyunu'nu tekrar ekranlarda görmek sevindirici bir haber.Sevenlerine iyi seyirler dilerim.

7 Mayıs 2017 Pazar

Dörtlerin İmzası / Sherlock Holmes - Sir Arthur Conan Doyle

Açılış kitabı olan Kızıl Dosya'da çok fazla keyif almama rağmen Sherlock ya okumalıyım diyip devamını getirdiğim bir seri.Bence iyi ki de böyle bir şey yapmışım bu kitaptan daha çok keyif aldım diyebilirim.Kızıl Dosya'nın bir kısmı Watson ve onun geçmişini aldığı için olay çabuk çözümlenmişti ama bu kitapta öyle olmadı adım adım oldu her şey.

Bu kitapta bizler gibi Watson'un da Sherlock Holmes'i ve bazı şeyleri merak edip soru sorması çok iyi oldu bunu nasıl anladın neden yaptı diye o da bizde sanki daha yakından tanımaya başladık Holmes'i.
Birde geçtiğimiz aylarda 221B'nin Sherlock konulu sayısında "Watson Bir Kadındı" başlıklı bir yazı dosyası vardı baya ilgi çekici tesiptler yer alıyordu yazıda.Bende ikinci Sherlock kitabımı Watson acaba erkek mi kadın mı diye ipucları arayarak okudum.Biraz da ondan daha çok keyif almış olabilirim.Evet o araştırma yazısını okuyunca acaba mı ki dedim olabilir mi Watson kadın diye düşünmedim değil ama bu kitapta tam tersi şeylerle karşılaştım.

Bu kitapta net olarak erkek olarak belli ediyor kendini.Acaba yazar kadın karakter yazdı ama bizim erkek olarak düşünmemizi mi istedi ki.Farkında olmadan da bu yazı dosyasında olduğu gibi kadın bir karakter olduğunu belli etti kelimeleriyle ya da davranışlarıyla.Ama şundan eminim bu yazıdan sonra bütün kitaplarında Watson'u inceleyerek okuyacağım her ne kadar gözümde Watson diyince Jude Law canlansa da :) 

Bir kaç tespitte buraya bırakmazsam olmaz.

"Bayan Morstan ve ben beraber duruyorduk,eli elimdeydi.Ne garip ve harika bir şey aşk..." 

Evlerine gelen ve hoş karşılanmayan bir adamın Watson'a tepkisi "Buraya bir beyefendiyi görmeye geliyorum ama siz hayatımda görmediğim iki adam bana bu şekilde davranıyorsunuz!" 

Ve yine bu kitapta bir bayanla nişanlanmaya karar veriyor Watson.

Puanım 5/5

6 Mayıs 2017 Cumartesi

13 Reasons Why | Dizi Yorumu


Dizi bir çoğunun çok beğendiği bazılarının da eh işte diye bulduğu Ölmek İçin On Üç Sebep kitabından uyarlama.Ben kitabına bir ara pdf olarak başladım ama sonra sarmadı sanırım devam etmedim.Konusu kısaca lise öğrencisi olan Hannah'ın intihar etmesi ve arkasında bunun sebeplerinin olduğu kasetler bırakmasını konu alıyor.Kimse neden intihar ettiğini anlamaz halbuki arkasında 13 tane sebep vardır.Dizi salt gençlik draması.

13 Reasons Why'ın uyarlamasında,dizinin yapımcılarından da biri olan Selena Gomez'in parmağı vardır.Kitabı okuyup çok beğenen Selena kanal ve yapımcılarla görüşür en sonunda da mini dizi için onay alır.Aslında ben başrolde de rol alır diye düşünüyordum ama yapımcı olarak kalmayı tercih etti demek ki.


Diziyi görünce çok heyecanlanmıştım dedim evet yeni gençlik dizimi buldum.Ama sanırım çok büyük beklentilerle başladım ki istediğim tadı alamadım.Favori dizilerimden olan Gossip Girl ya da Pretty Little Liars tarzı bir şeyler bekliyordum.Özellikle PLL izlemeye başladığımda meraktan arka arkaya bölümler izliyordum.Bunda pek öyle olmadı sonrası bölümü iple çekmiyorum mesela.İzliyorum evet ,tüm nedenleri merak ediyorum sadece.Yine de hiç yoktan iyidir.Şuan için dört beş bölüm izledim ay sonuna biter sanırım tam düşüncemi paylaşabilirim.İkinci sezon hatta dört sezon olur bu dizi ama nasıl senaryo yaparlar bilmiyorum belki bana ilk sezon yeterli gelebilir diğer sezonlara takılmam izlenecek çok dizi olunca sıra gelirse.

Dizi bazı ülkelerde gençler üstünde kötü etkisi olacağından ya yasaklandı ya da yaş sınırı getirdi.Bence izlesin gençler ve zorbalığın,kaba,saygısız davranmanın karşıdaki insanı nasıl etkilediğini görsünler belki bir ders filan çıkarırlar.

Clay ya ses tonun çok güzel senin gerçekten daha çok konusmalısın ama biraz daha doğal olsan kasıntı yerine seni daha çok seveceğim ve sen Hannah Baker bence Jessica senden güzel filan değil kız itici bir kere sen daha cana yakınsın.

Bir şeyi merak ediyorum Hannah neden okul değiştirmedi de bu zorbalıklara katlandı.Öbür okulunda yaptığı hataları tekrarlamazdı ki sonra eski okulunda olaylar unutulur giderdi çünkü lise insanın saçmalıklar yaptığı zaman dedikodular olur konuşulur bir süre sonra unutulur gider.Ya da ne biliyim tepkini hiç göstermedin sessiz kaldın.Ama o zamanda kurgu olmazdı demi,o kapıyı açmayıp bizi dinleseydi korku filmleri on dakika da biterdi.

Benim gibi böyle gençlik gizem tarzı dizi arayanlar için ideal ama eğer ki PLL izlemediyseniz ilk tavsiyem o olur.Keyifli hafta sonları dilerim.